Sayfa 3 Toplam 12 Sayfadan BirinciBirinci 12345 ... SonuncuSonuncu
Toplam 113 adet sonuctan sayfa basi 21 ile 30 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #21
    Site Sahibi
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nereden
    Van Merkez
    Yaş
    33
    Mesajlar
    16.947

    Standart Mecidé Şamile Biyoğrafi resimleri

    Mecidé Şamile

    - Kafkaslarda Kürt müzigine önemli katkıları olan bir aileden geliyorsunuz. Bize biraz ailenizden bahseder misiniz?

    - Babam amcamla birlikte Kars***8217;tan kaçıp Tiflis***8217;e gittikleri zaman, orada çalgıcı bir Kürt varmış, Pir Şemo isminde. İşte o, babama çalgıcılığı öğretmiş. Başka bir adam varmış, o da amcam Kamil***8217;e saz çalmayı öğretmiş. Amcam Kamil aşıkmış ve her iki gözünden körmüş. Fakat onun kadar güzel saz çalan kimse yoktu. Şimdi bile amcamın birçok makamı Erivan radyosu, Kürtçe bölümünde mevcuttur. Amcam Kamil***8217;e, Aşık Nazût diyorlardı. O Ermeniler arasında bu isimle tanınıyordu. Kürtler de ona, Kamîlê Aşiq diyorlar. Aynı zamanda babam Şamile Beko da, adı sanı ünlü bir çalgıcıydı ve tüm Kafkasya ülkelerince tanınır. Bizim ailenin kanında çalgıcılık ve dengbejlik vardır. Hepimiz müzik ile sanatla iç içe büyükdük

    Babam 1880 yılında, Kars***8217;ta, Qezilce köyünde dünyaya gelir. O Emer***8217;in oğluydu. Şamile Emer e Beko derler. Şeko***8217;ye Bekiran Şeyhlerinden. Babam gençliğinde ülkeden kaçar ve Tiflise gelir. Tiflis***8217;te, Pir Şemo***8217;dan çalgıcılık öğrenir. Babam sadece zurna çalmazdı. Aynı zamanda, mey, firqe, fülüt ve saz da çalardı. Tüm bunların yanında çok iyi bir davulcuydu. Aynı zamanda çok güzel halay çekerdi ve 70 yaşında olmasına rağmen, yine de sahneye çıkar oynardı. Babam okumamıştı. Fakat çok bilinçli ve yetenekliydi. 105 yaşında öldü.

    - Peki siz çalgıcılığa ne zaman başladınız?

    - Beş yaşındayken çalgıcılığa başladım. İkinci sınıfa kadar okudum. Ve o yıllarda babamın yanında konser ve şenliklere katıldım. On yıl öncesine kadar müzik hayatımı sürdürdüm. Birçok nedenden dolayı çalgıcılığı bıraktım. İlk süreçlerde, ünlü Ermeni müzisyenlerle şenliklere katılıyordum. O zamanlar Ermeni müzisyenler, Levun Matoyan, Vaçe Hosupyan, Çarçiyan Karu gibi döneminin ünlü isimleri vardı. Bunlar adı-sanı ünlü müzisyenlerdi. Az kimse onlarla çalgıcılık arkadaşlığı yapabiliyordu.

    - Sanırım müzik bilginizi babanızından öğrendiniz. Babanızından nasıl bir eğitim aldınız?


    - Kendisiyle birlikte geziyordum. Bazen sahne üzerinde yanlışlık yaptığımda, aynı anda sahnede kulaklarımdan çeker beni orda cezalandırırdı. Kıpkırmızı olur, utanır ve kendi kendime üzülürdüm. Yanlışlıklara girip de bu tür durumlara düşmemek için büyük emek veriyordum. Sahne de dayak yiye bu işi babamız bize öğretti. O her zaman bana, ***8220;oğlum, her şeyi öğren, fakat her zaman için bir şeyi esas al***8221; derdi. O öğüdünü tutarak davul üzerinde çok durdum. ***8220;Böylelikle herşeyi öğrenip, birbirine karıştırmaktan daha iyidir***8221; derdi.

    - Kimler vardı o dönemler, kimlerle birlikte sahneye çıktınız?


    Bir grubumuz vardı ve bu uzun yıllar sürdü. Grubumuzda dönemin ünlü birçok ismi vardı. Egide Cimo bunlardan biriydi. Sadece müzik değil, aynı zamanda folklor ve klam grubuydu da. Ben daha çok grupta folklor öğretiyor, klam söylüyor, ve davul çalıyordum. Aynı zamanda sunuculuk da yapıyordum. 45 yıl boyunca bu grupta yer aldım.

    - Bu grup ne zaman kurulmuştu?


    Babam ilk olarak 1945 yılında ***8220;Koma Kurmancîye***8221; isminde bir grup kurmuştu. Nerede, ne zaman bir şenlik olsa, oraya gider ve etkinliğe katılırdık. Grubumuz sadece Ermenistan***8217;da değil, Kafkasya***8217;nın tüm ülkelerinde ve Özbekistan***8217;a kadar gidiyordu. Grupta babam, kardeşim Reşid ve diğer arkadaşlarımızda yer alıyordu. Bu grupta Kürtlerin yanısıra, Ermeni arkadaşlar, özellikle Ermeni kız arkadaşlarımız da vardı. Zaten o zaman Kürt kızlarının gruplarda yer alması yadırganırdı. Bunun için de Ermeni kızlar grupta yer alırdı. Ama sonraki yıllarda Kürt kızları yavaş yavaş gruba katılmaya başladı. Ermeni kızlar bizden daha iyi Kürtçe biliyorlardı. Babam da herkese ***8220;bunlar benim kızlarım***8221; diyordu. Bunların tümü isimlerini değiştirerek, Kürtçe isimler almışlardı. Toplam 12 kişiydik. 3-4 kişi çalgıcı 7-8 kişi de folklordaydı. Her zaman da solo ve koro söylenirdi. 1950***8217;li yıllarda Egide Cimo grubumuza katıldı. Dawudê Xelo bir süre grupta yer aldı. Bir ara Şeroyê Biro da grupta yer aldı. Yine Cemalê Cindî, Qeşo, Kerem, Memo ve birçok kişi daha yer alıdı.Ermenice, Azerice ve Gürcüce şarkılarda söylerdik. Hatta Rusça söylediğimiz de olurdu.

    - Bu grup sonra neden dağıldı?


    - Grubumuz 1975***8217;e kadar, yani 35 yıldan fazla sürdü. Son yıla kadar babam grubumuzun sorumlusuydu. O dönemlerde artık babamın yaşı ilerlemişti, bunun için de görevini bana devr etti. Birkaç yıl sonrasında ben de gruptan vazgeçtim ve grup dağıldı. Artık benimle birlikte çalgıcılık yapacak kimsenin kalmadığını gördüm. O zamanlar Kafkasya***8217;da savaş başladı. Çok kötü günlerdi. Tüm çalgıcı ve müzisyenlerimiz yurtdışına gittiler. Benimle birlikte artık çalgıcılık yapabileceklerini sanmıyordum. Bir süre Erivan radyosunda çalıştım, son 10 yıldır da müziği tümüyle bıraktım.

    - Davul ile aranızda özel bir bağ var gibi...

    - Benim işim davulladır. Gözümü davulla açtım. Hangi koşullarda olursa olsun, yaşamımın hiçbir döneminde davulumu yırtmadım. Davulumun yüzünü her zaman gevşek bırakırdım, ta ki uyum sağlayana kadar. Fakat davulun sertliği ve sıklık durumu, fazla dayanamaz ve yanlış bir vuruşla birlikte hemen patlar... Kendimden çok davulumu seviyorum. Hayatımdaki en önemli şey davuldur.

    Çalgcılıkta davulun öncelikli bir rolü var. Zaten davul, diğer müzik araçlarına öncülük eder. Diğer tüm müzik aletleri, davulun çalınışından sonra çalmaya başlarlar. Davul, çalgıcılığın prensidir. Davul, diğer tüm müzik araçlarını hizaya getirir. Öyle ki, davulda yapılan en küçük yanlışlık, diğer tüm çalgıcıların ve grubun karmakarış olmasına neden oluyor.

    - Bize kullandığınız müzik aletleri hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Kaç davul çeşidi var?


    - Hem davul çeşitleri, hem de ritimleri Kürtçe çalgıcılıkta çok çeşitlidir. Bazı davullar elle çalınır, bazıları şiş ve çomakla çalınır. Ama genellikle Kürtlerin davulları büyüktür. Fakat Kafkasya Kürtleri içinde Kürdistan***8217;da kullanılan davullar işimize yaramaz. Bu yüzden de, davullarımız onlara oranla daha küçüktür. Büyük davullar; büyük şenlik ve düğünler için kullanılır. Küçük davullar, çalgıcılık, klam ve sahne üzerindeki gösteriler içindir. Benım kullandığım bu davul, iki davulun yerini tutuyor. Hem çomak ve hem de şişle çalınır. Aynı zamanda, elle de çalınabilir. Böylece darbuka rolü de oynayabilir. Çaldığımız davullar, Kafkasya Kürtlerine özgü davullardır.

    - Davulun ses titreşimlerinden insan, hangi davulun iyi ya da kötü olduğunu çıkarabilir mi? Ya da insan davulun ses kalitesini nasıl, hangi yol ve yöntemle öğrenebilir?


    - Önceden davulun yüzü için koyun postu kullanılırdı. Böyle davulun sesi çok titremeli ve yüksek çıkmıyordu, çünkü koyun postu serttir ve fazla ses çıkarmaz. Bu da davulcunun çok fazla yıpranmasına neden olur. Fakat biz davulların yüzünde geç doğmuş buzağı derisi kullanıyoruz. Bu post, çomak vurulan yüz tarafıdır. Diğer yüzü için de küçük oğlak derisi kullanıyoruz. Bu şekliyle iki çeşit post, davulun içine girmiş oluyor. Oğlakların postunun sesi narin ve naziktir. Buzağılarınınki ise kalın ve yüksek sesli oluyor. Davula vurulan iki post birbirini dengeleyerek tamamlar. Şiş ve çomak arasındaki vuruşlar arasında, uyum ve yüksek bir yankı ortaya çıkar. Bu değişik bir farklılık katıyor davulun sesine.

    - Kürt ve diğer halkların davullarındaki ritim ve makamları arasında nasıl farklar bulunuyor? Ya da bu farklılıkları nasıl anlayabiliriz?

    - Tüm halkların özgün ve özel ritimli davulları vardır. Bunları bilmek için de her şeyden önce insanın çalgıcılıktan anlaması gerekiyor. Aynı zamanda, o halkların ritim ve çalgıcılığını da tanımak gerekiyor. Bunları bilmeyenler için de tüm bunlar arasında fark yoktur. Yani ne Ermeni, ne Kürt ne de Azerilerin ritimlerini birbirinden ayırt edemez. Örneğin Kürtlerin ritimleri tek tek makamlardır. Bunun yanında Ermenilerin ise çift çifttir. Kürtçe***8217;nin davul ritimleri, Kürtlerin özgünlüklerine ve ruhuna göre şekillenmiştir. Yanlış ya da Kürtlerin olmayan bir ritmi, Kürt düğünlerinde çaldığımız zaman, direk düğüne yanlışlık yansır ve düğündeki insanların ayakları birbirine karışır ve halay bozulur. Yani, Azerilerin davul ritimleri Kürtlerin düğünlerinde çalınmaz, Kürtlerin ki de Azerilerinkinde çalınanamaz. Fakat yine de komşu halklardan, Kürtlerin ritimlerini kendilerine göre uyarlayıp kullananlar da olmuştur. Her alana ve her müzik aletine göre davulun çeşidi de değişiyor. Büyük düğünler için zurnayla birlikte davul, şiş ve çomakla çalınır. Fakat mey olduğu zaman, insan davulu ancak elle çalabilir.

    - Şimdiye kadar yüzlerce düğünde davul çaldınız. Bu uzun yolculuğunuz içinde, özellikle eski Kürt düğünleri ile şimdiki düğünleri karşılaştırdığınızda nasıl bir fark var?


    - Tüm halklar arasında, Kürt düğünleri ve davulları zenginliğiyle tanınır. Diğer birçok halk, düğünlerini ve davul çalmayı bizden öğrenmişlerdir. Örneğin, Ermenilerin şenlik ve düğünlerinde halay çekilmezdi. Sadece birkaç kişi raks ederdi. Fakat Kürtlerin düğünleri böyle değildi. Yüze yakın kişi elele tutuşur ve aynı ritim eşliğinde bir tempoda halaya dururlar. Ermeniler de bizden esinlenerek, artık halay çekiyorlar. Fakat halayları Kürt halaylarıdır. Ermenilerin Yarxoçiya diye bir halaylarını örnek olarak verebilirim. Özünde bu oyun Kürtlerindir ve Kürtçe***8217;deki ismi Çepel***8217;dir. Sason***8217;da yaşayan Ermeniler, bu oyunu kendileriyle buraya getirmişler. Şimdiki düğünlerle eski düğünler arasında çok fark var. Her şeyin değiştiği düğünlerimizde değişti. Son yıllarda hiçbir düğüne gitmedim. Şimdi halay çekme kültürü bile değişti.

    - Şu an Kürt dengbejliğinin, çalgıcılığının, folklorunun ve müziğinin durumu nasıl görüyorsunuz?


    - Her şey değişmiş ve bazı şeyler unutulmuş, bazı şeyler de bozulmuş. Şimdi ne klamlar eski klamlar, ne düğünler eski düğünler, ne de halaylar eski halaylar. Bizim diğer halklar gibi gelişim göstermeye ihtiyacımız var. Fakat bu gelişmelerin de kendi öz kültürümüzün üzerinde olması gereklidir. Gürcülerin ya da Ermenilerin kültürlerine ihtiyacımız yoktur. Ancak böyle yaparak kendimizi koruyabilir ve geliştirebiliriz. Şimdi aramızda dengbej ya da müzisyen kalmamış. Varolanlar da birşey yapamıyorlar. Modern ve batıya ait olan şeyler her yerde zaten var. Önemli olan, halkımızın öz değerlerini koruyup geliştirmektir. Eğer ki, biz kültürümüze, klamlarımıza, oyun ve müzisyenliğimize sahip çıkamazsak, komşular ya da başka kişiler gelip bu değerlerimizi alır ve kendilerine mal ederler.

    - Mecide Şamil hangi dengbejleri ve ne tür klamları dinliyor?

    - Çalgıcılığı çok seviyorum. Her zaman halk türküleri ve klamlarını dinlerim. Çalgıların ya da klamların sesini duyduğumda, ruhum hafifliyor ve rahatlıyorum. O zaman kendimi rahat ve huzurlu hisediyorum. En fazla da Derweşe Awdî klamı ile yiğitlik klamlarını seviyorum.

    KAYNAK : POLAT CAN
    07/19/2004
    ____________________________
    Korg Pa Serisi setleri, Müzik Aletleri, Van Kahvaltı Ürünleri,
    Van Otlu Peyniri, Kaçak Çay,Kokulu İran Pirinci, Doğal Bal,

    Sipariş Vermek İçin Aşağıdaki Siparis11 Resmi Tıklayın


    n3hbgtfre21"
  2. #22
    Site Sahibi
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nereden
    Van Merkez
    Yaş
    33
    Mesajlar
    16.947

    Standart CEMİLE CELİL Biyoğrafi resimleri

    CEMİLE CELİL
    Vatanından uzak ellerde Kürt müziğine adanmış bir ömür Cemile Celil'inki. ***8220;Ben müziğin gerillası oldum bir anlamda***8221; sözlerinde, yaşamı müzik gibi yaşayan bir insanın özlemleri, yola çıkış umutları var. Erivan radyosunun kurucularından Casım'e Celil'in de kızı olan Cemile Celil, Erivan radyosunun emektarlarından. Kürtçe müzik üzerine 7 eseri olan ve Kürtçe şarkıları toparlamak için köy köy dolaşan Cemile Celil, Kürt müziğinin önemli isimlerinden. Cemile Celil ile Ermenistan'da Kürt müziği, Erivan radyosunun gelişimi, Kürt müziğinin emektarları üzerine konuştuk.

    * Öncelikle Erivan radyosundan başlayalım. Nasıl kuruldu, hangi aşamalardan geçti, şu andaki durumu nedir?

    Bir zamanlar Kürtçe radyo çok neşeli günler yaşadı. 1955 yılında kurulan radyo babam Casım'e Celil tarafından kuruldu, ayrıca Nurê Polatuv ile Orduxanê Celîl de kuruluşlarında yer aldılar. O zamanlar radyo 15 dakika yayın yapıyordu. Sadece haberler veriliyordu. Radyonun yaşamı yavaş yavaş gelişim gösterdi. Süresi uzadıkça programları daha da zenginleşti, fakat mevcut durumda zenginliğini kaybetmiş durumda. Şimdi yarım saat ancak yayın yapabiliyor, zaten öyle zengin programlar da yapamıyor.

    * Radyoda ilk müziğe nasıl başlandı?

    İlk baştada da belirttiğim gibi, radyo sadece haberler içindi... Ve babam bu on beş dakika içerisinde sadece ama sadece bir şarkı yayınlamak için çok uğraştı. Kürtçe şarkı çalınması yasaktı. Fakat babam izinsiz olarak zar-zor Şamile Beko için iki dakikalık izin almıştı. O zamanlar ben 15 yaşımdaydım. Babam hemen eve gelip bize, Kürtçe makamlar çaldığı müjdesini verdi. O gün evimizde şenlik yapıldı, çünkü kimse radyoda Kürtçe şarkı yayımlandığına inanmıyordu, bu bizim için ilk denemeydi. Babamın sevinci daha da aklımdan çıkmadı. Mendilini çıkarmış ve evde halaya durmuştu, şarkı söylemişti, fülütünü çıkarıp ezgiler çalmıştı, çünkü buna inanmak zordu. Daha sonra babam devlet yetkililerin yanına giderek; herkesin radyoyu dinlemesini sağlamak için, hergün iki dakika Kürtçe şarkı yayımlanmasını önerdi. Çünkü sadece haber yayımlamak kuru bir tarz olup, yetmiyordu. Yetkililer de babamın bu önerisini kabul etti.

    * O zamanlar, radyoda dengbejlik yapanlar kimlerdi?

    Babam köylere gider, Kürt kız ve erkeklerini üst başlarıyla çok doğal halleriyle olduğu gibi getirirdi. Bazı genç kız ve erkekler düğünlerde şarkılar söylüyordular. Fakat radyonun ismini duyduklarında ***8220;hayır hayır! Casım amca biz radyoda şarkı söyleyemeyiz, babam izin vermiyor, annem bırakmıyor***8221; diyerek reddedelerdi. Babaları izin verdi mi, anneleri izin vermiyor; anneleri izin verdi mi de babaları izin vermiyordu. Bu araç sesimizi çalar diyordular!

    Sahakyan Anoş isminde Ermeni bir kadın vardı. ***8220;Radyoya gelip çalışmak ve şarkı söylemek istiyorum***8221; diyordu. Kendisi de Kürtçe dil ve sanatını çok iyi biliyordu. Aynı zamanda Elegez kültür grubunda çalışıyordu. Radyoda iki şarkı söyledi. Böylece ilk defa bir kadın radyoda şarkı söylemeye başladı. Bazı küçük gruplar vardı, ama radyoda şarkı söylemeye korkuyorlardı. ***8220;Bu demir sesimizi çalar***8221; diyordular. Babam da ***8220;korkmayın, korkmayın sesinize birşey yapmaz***8221; diyordu. Radyoyla ilgili her şey daha o kadar benliğimde yaşıyor ki!... Zaten biz aile olarak radyoda çalışıyorduk. Babam radyoyu, ezgileri, şarkıları çok seviyordu. Her zaman ***8220;haberler önemlidir, fakat en önemlisi şarkılar, şarkılar, şarkılardır... onlar varlığımız ve geleceğimizdir***8221; derdi.

    * Radyoda çalışmaya başlamanız nasıl oldu. Kürtçe şarkıları toparlama yönünde ciddi bir çalışmalar yürütmüşsünüz, bahsedebilirmisiniz?

    1967 yılında radyoda çalışmaya başladım. Radyodan önce, Talin alanında müzik öğretmeni olarak çalışıyor, Kürt çocuklarına müziği öğretiyordum. Kürt çocuklarının müzikte profesyonelleşmelerini çok isterdim. Talin'de çalıştığım zamanlar, yazılmamış birçok şarkıyı toplayıp yazılı hale getirdim. Genelde küçük kardeşimle (Celil) birlikte köylere giderek Kürtçe şarkıları toplar yazıya dökerdim. Böylece birçok halk eserlerini toplayarak yazılı hale getirdim. Temel amacımız, halkımızın sözlü eserlerini toplayıp, korumak, kaybolmalarını engellemek ve halkımızın hizmetine koyabilmek. Ben bir anlamda müziğin gerillası oldum.

    * Radyo dengbejlerin yaygınlaşmasında da önemli bir rol oynamış?

    Kendisine ***8220;dengbejim***8221; diyecek çok az kimse vardı. Bazıları gelip; ***8220;radyoya sesimi vermek için gelmişim***8221; diyordular. "Sen dengbej misin" diye sorduğumda da ***8220;vallahi bilmiyorum, acaba dengbej miyim değilmiyim, fakat sesimi vermek istiyorum***8221; diyordu. Sesini dinledikten sonra; sen tam da dengbejsin, sesin de güzel diyordum. Yani radyomuz sadece yayın için değildi, aynı zamanda dengbejlik için bir okul görevini de görüyordu. Halkımız her zaman geliyordu, radyomuz o zamanlar önemli bir çekim merkeziydi.

    Radyoda bazı dengbejler şarkı söylüyor, müzisyenlik yapıyordu; Şamile Beko, Xelîle Abdullah, Egide Cimo, Karapêtê Xaço, Aram Tigran, Nurê Cewarî ve ben... Memo'ye Silo'nun 9'a yakın şarkısını yazdım ve radyoda yayınlandım. Bu arkadaşların hepsi gerçekten büyük fedakarlıklar yapıyordular ve ücretsiz çalışıyordular, yani devlet ücret vermiyordu. Ayrıca Kürtçe dili de resmi değil, yani devlet resmi olarak bu radyoyu tanımıyordu. Bugüne kadar da bu radyo resmileşmemiş, böyle olursa devlet, çalışanlarına nasıl para verir.

    Zaten Kürtler ne zaman para için şarkı söylemişler ki!

    * Radyoda kaç şarkı yayınladınız ve kaydettiniz?

    Şimdiye kadar 1.500'e yakın şarkı kaydettik. Bu ise; dışarılardan gelen yüzlerce kasetin dışında bir sayıdır, mesela Berxwedan kasetleri gibi... Artist ya da profesyonel müzisyenlerimiz yoktu. Rejisörümüz de Ermeni'ydi. Bir şarkıyı kayddetmek istemimiz karşısında rejisör; Kürt insanlarının bu kadar zeki ve çabuk öğrenmelerine şaşırıyordu. ***8220;Bu Kürtler annelerinden doğdukları gibi artist oluyorlar***8221; diyordu. Bunun için de Ermeni rejisörler Kürtlerle ilişkilerinde zorluk yaşamıyordular.

    Bu arada şuna da dikkat çekmek istiyorum. Bütün Kürtlerin sanatçı olmaları, ya da zengin bir halk kültürüne sahip olmaları yeterli değil, önemli olan Kürtlerin birlik olmalarıdır. Birliğimize sahip çıkmamız gerekiyor diye düşünüyorum, bütün değerlerimize sahip çıkarak yazılı hale getirmemiz gerekiyor. Başkalarının götürdüğü değerlerimize ***8220;Ya bu Kürtlerin değerleridir, dedelerimizin, atalarımızın değerleridir, sen neden izinsiz aldın bunları***8221; dememiz önemlidir. Şimdi köken olarak Kürt olan bazı sanatçılar değerlerimizi başka halklara mal ediyorlar. Ulusal değerlerimizi Türk, Arap gibi çeşitli halklara mal etmeleri için kimlerin bunlara izin verdiklerini de bilmiyorum.

    * Birçok sanatçı var, Batı müziğini Kürt müziği içine koyarak söylüyor ve "yeni bir stil" diyorlar. Bu durumu Kürt müziği açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Bazı Kürt şarkıcılar var, Kürtçe şarkıları Türkçeye ya da farklı dillere çeviriyorlar. Bunlara sormak gerekiyor, nereden izin alıyorlar, Kürt değerlerini nasıl kendilerine mal edebiliyorlar ve kendi isimleriyle satabiliyorlar? Fakat söz ettiğiniz bu yeni stil; eğer temelinde ulusallık varsa ve bu temelde yeni bir stille yapılıyorsa; bu iyi bir çalışma. Ama eğer değiştiriliyorsa ve ulusallık değerinden uzaklaştırılıyorsa o zaman eleştirilmeli.

    * Kürt müziğini dünyanın diğer müziklerinden ayıran şeyler nelerdir?

    Kulağınız size her şeyi söyler ve anlatır. Şarkı Kürtçeyse ve sen hiçbir zaman bu konuda kandırılamazsın, kulakların seni kandırmaz, yanıltmaz. Fakat bunun yabancı bir şarkı olduğundan şüphelendiğin zaman, onun yabancılığını hissedersin. Şarkılar ve ezgiler ses titreşimlerine göredir. Müzik dilinde ***8220;Lado İntunatiya***8221; denilir. Yani melodileri dinlediğin zaman, melodilerin ezgisi, sana hangisinin Kürtçe olup olmadığını anlatabiliyor. Kürt müziği de bu konuda orijinali ve temeliyle birlikte kapsamlı ve engindir.

    Şimdilerde ***8220;Lûrke, Lûrke***8221; şarkısını söylüyorlar. Zaten bu şarkının ismi de Kürtçedir. Birçok komşu halklar da bunu söylüyor. Bu, Kürt halkının varlığı anlamını taşıyor, güzel bir varolma... Herkes kendisine göre bu şarkıyı söyleyebilir, çünkü üzerinde Kürtlük ismi var. Birileri bunu söylediğinde seviniyoruz ve kendilerini lıyoruz. Ve her zaman da ***8220;sizler bizim varlığımızı dillendiriyor ve seslendiriyorsunuz, en azından bunun temelini ve ismini söyleyin ve unutmayın ki bu Kürtlüğün varlığının anlamını taşımaktadır***8221; demekteyiz.

    * Kısa bir süre önce 40 Kürtçe şarkıyı Batı müziği temelinde yeniden düzenlediniz. Neden Batı müziği?

    Halk müziğine göre oluşan şarkı ve ezgiler birçok yere dağılabiliyor, fakat derecesi yüksek olan müzisyenliğin müzik çeşitlerini yapma ihtiyacı bitmiyor. Bu her zaman halkçı kalıyor, fakat Batı araçları temelinde yapılıp yazıldığında, artık herkes kullanabiliyor ve faydalanabiliyor. Şimdi en büyük istemim, Kürtçe şarkı ve ezgiden oluşan 10 ciltlik kitap yazmaktır.

    Ben çokça halk müziği dinliyorum. Günümüzde dünya bu bağırma-çağırmaları dinlemekten yorulmuş... Artık insanlar, içinde müziği olmayan şarkıları dinlemekten yorulmuş, muzikal tarzı şarkılardan da sıkılmış. Ve artık insanlık; orjinal halk müziğinin olduğu şarkılara geri dönüyor.

    * Orjinal halk müziğinin şimdiki durumu nedir?

    Asıl Kürt müziği; halkımız içerisinde çok berrak ve temiz kalmış. Mesela Botan taraflarında, Duhok taraflarındaki şarkılar çok temiz ve saftırlar. Ermenistan'da da; ülkeden göç eden halkımız kendisiyle birlikte orjinal halk müziğini de getirmiş. Şimdi hangi eve gidersen git, sana temiz, orjinal halk müziğini söyler. Halk olarak biz, çok müzik severiz. Müzikle ilgileneni olmayan hemen hemen hiç bir aile yoktur. Ermenistan Kürtleri sadece şarkı söyleyip, müzik aletleri çalmamış, her zaman müzik aletleri de yapmışlar. Yani müzik aletlerini hem kendileri yapar, hem de kendileri çalarlar (firiq, mey, zurna...) Şamile Beko müzik aletleri yapan Kürtlerimizden çokça söz ederdi, bunların nasıl Ermenilere, Farslara, Acemlere, Türklere müzik aletleri sattıklarını da... Suriye tarafındaki Kürtlerimize bakalım; genelde saz çalıyorlar.

    * Kürt müziğini ve eserlerini koruma yönünde dengbej ve müzisyenlerimize nasıl bir görev düşüyor?

    Dengbejler bunu çok rahatlıkla yapabilirler. Mesela köylerde büyükleri toplayıp onlardan şarkı söylemelerini isteyebilir ve bunları kayddedebilirler. Bu en büyük değer olarak da ortaya çıkar. Halkından uzak yaşıyor olabilirsin, ama her zaman ruhunla, duygularınla ve çalışmalarınla halkınla birlikte olmalısın. İşte o zaman en büyük değerleri ortaya çıkarırsın. Fakat halktan koparsan, hiçbir umudun da gerçekleşemez.

    Cemile Celil kimdir...


    Müzik lisesini bitiren Cemile Celil (63) Romanus Milikiyan kolejini bitirdi. Komitas üniversitesi konservatuar bölümünde okuyan Cemile Celil, 1964 yılında henüz 24 yaşındayken Kürtler üzerine ilk kitabını çıkardı. Ardından Kürtler, ezgi ve şarkıları üzerine yeni kitapları yayınlandı. Şu anda Kürtçe müziğine yönelik 7 kitabı bulunuyor. Yeni bir kitap çalışması içinde bulunan Cemile Celil, kendi yaşamını da kitaplaştırmak istiyor. Cemile Celil, Erivan radyosunda uzun yıllar çalıştı ve Kürtçe eserleri toparlamak, kaydetmek için uzun çalışma yürüttü.


    KAYNAK : POLAT CAN - ŞİLAN ÇİYA - 24 MAYIS 2004
    ____________________________
    Korg Pa Serisi setleri, Müzik Aletleri, Van Kahvaltı Ürünleri,
    Van Otlu Peyniri, Kaçak Çay,Kokulu İran Pirinci, Doğal Bal,

    Sipariş Vermek İçin Aşağıdaki Siparis11 Resmi Tıklayın


    n3hbgtfre21"
  3. #23
    Site Sahibi
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nereden
    Van Merkez
    Yaş
    33
    Mesajlar
    16.947

    Standart DİLBERA WEKİL Biyoğrafi resimleri

    ÜNLÜ BİR DENGBEJ : DİLBERA WEKİL












    Kafkasya denildiği zaman dengbejler, güzel klamlar gelir hemen akla. Karapete Xaço, Şeroye Biro, Avdilaye Zeynike gibi tanınmış dengbejler sınırları aşıp geniş bir Kürt kitlesiyle buluşmuştur. Kürtler arasında eski bir gelenek olan dengbejlik sanatı içinde günümüzde sayıları parmakla sayılacak kadar az da olsa Zanika Şakır, Aslika Kadır, Nure Cewari, Sosika Sımo, Xana Zaze gibi kadın dengbejler de yer alıyor. Kadın dengbejler arasında önemli bir isim de Dilbera Wekîl. Ermenistan***8217;da yaşayan Wekîl, dengbej bir aileden geliyor. 14 yaşındayken Erivan radyosunda klam söylemeye başlayan Wekîl ile dengbejlik sanatının dünü ve bugününü konuştuk.


    * Dengbejlik ve klamlarla yolculuğunuz nasıl ve ne zaman başladı?


    Ermenistan***8217;da Aboviyan alanının, Deve Xerabe köyünde 1957 yılında dünyaya geldim. Köyümüzün çoğu Müslüman Kürtlerdi. Atalarımız ise Van***8217;dan buraya gelmişler. Köyümüzde Kürt sanatının güzel bir atmosferi vardı, herkes klam dinlemeyi, halay çekmeyi seviyordu. Bazıları da klam söylerdi, köyümüzün dengbejler köyü olduğunu söyleyebilirim.

    Ben altı yaşındayken, dayım Timure Fete büyük bir dengbejdi, ben de her zaman O***8217;nu dinlerdim. Klam söylemeye olan sevgim böyle başladı. 1968***8217;de köyümüz dağıtıldı ve ailemiz de başka bir köye (Cirabîr) taşındı. Yeni köyümüzde, artık kendim klam söylemek, bu geleneği sürdürmek istedim. Ninem Çîla Huto***8217;nun çok güzel bir sesi vardı, oda çok güzel klamlar söylerdi. Ben de dengbejliği ondan öğrendim. Bir çok klamı ondan öğrenerek söyledim. 14 yaşımda Erivan radyosunda klam söylemeye başladım. Teyzemin oğlu Meme Îsrafîl önemli bir dengbej ustasıydı, ben kızkardeşim Temam ve dayım Timur radyoda seslendirdiği klamlarda ona eşlik ederdik. Uzun süre bir grup gibi çalıştık. 1977 yılında ilk defa ***8220;Kürdistan***8221; isimli bir grubumuz oluştu. Grubumuz sadece klam değil, aynı zamanda bir folklor grubuydu da.

    * ***8220;Kürdistan***8221; grubu nasıl oluştu. Bu grup üyeleri kimlerden oluşuyordu?


    O dönemin tanınmış dengbejlerinden Xelîle Ebdullah isminde bir müzisyen vardı. Çok usta ve aktif bir zurnacıydı, halen de onun kadar iyi zurna çalan kimse çıkmamıştır. İşte O, bu grubu kurdu ve yönetti. Grupta eşim Hesenê İsrafîl, kardeşim Kinyase Wekîl, Mecidê Xulamî, amcamın oğlu Hemîde Kinyas, Teyforê Mecîd, Ehmedê Îsrafîl gibi isimler vardı. Ayrıca her iki kız kardeşim Şemam ile Temam, kardeşim, amca oğlum, dayımın kızları Felek ile Xanim, Gülîstana Mecîd (genç yaşında ölmüştür) yer alıyordu. Yani hepimiz bir ailedendik. Babam Wekîl, grubumuza folklor oyunları ve dans öğretiyordu. O zamanlar Aboviyan alanında ilk Kürt grubuyduk.

    O süreçte Aboviyan alanının kültür-sanat festivali düzenlendi. Tüm Ermeni gruplarının yanısıra, Kürtlerden oluşan grubumuz ***8220;Kürdistan***8221; da bu festivale katıldı. Festivalde grubumuz herkesin ilgisini üzerine çekmeyi başardı ve festivalde grubumuz birinci çıktı. 1978 yılında, Newroz kutlamaları için; Prof. Qanade Kurdo***8217;nun organizasyonuyla Leningrada gittik. O kutlamada da aynı şekilde, grubumuz en önde gelen gruplardan oldu. Grubunuz Erivan radyosunda sayısız klam söylemiştir. Artık öyle olmuştu ki- grubumuz üzerine klamlar yapılmıştı ve Erivan radyosunda söyleniyordu.

    Ancak 1980***8217;li yılların başlangıcında grup dağıldı. O dönemde yaşanan göç furyasından grubumuz da etkilendi ve dağıldı. On binlercesi Orta Asya***8217;ya göç etti, bir çoğu da Azerbaycan***8217;a ve Rusya***8217;ya kaçtı.

    * Ne tür klamlar seslendiriyordunuz. Hangileri daha çok ilgi görüyordu?


    Grubumuz oluşmadan önce de, hem grupta da, hem de grup kurulduktan sonra da Erivan radyosunda klam söylüyordum. 14 yaşımdan itibaren, son dönemlere kadar da, birçok klamım ve hem benim söylediklerim, hem de başkalarının söyledikleri, Erivan radyosunda yayınlanmıştır. İlk klamlarım ki- en çok tanınan ve söylediğim: ***8220;Nînim Nînim, Axa hatin, Eyşanê.. bunlar folklorik eski klamlarımdı. Bu süreçten sonraki iki yılda da, ayrı klamlar söyledim: ***8220;Holê, Fatimê, Her çemoo, Hecê, Bêrivan, Têriya Mamo, Sûne, Kezîzerê, Xesiyê...***8221; ve birçoğu.

    Radyoda seslendirdiğim klamlar arasında en çok da, ***8220;Xesîye***8221; (kaynana) şarkısı ilgi çekiyordu. Bu şarkının içeriği; gelin ve kaynana arasındaki ilişki üzerinedir. Diğer yandan da, bu şarkı radyoda çıktığı zaman, gelin olanların hoşuna giderken, kaynanalar pek memnun olmazdı.

    Seslendirdiğim klam ve şarkıları ne yazık ki sadece Erivan radyosunun arşivinde kaldı. O zamanlar bunları kaset üzerine yayınlayacak imkanlarımız yoktu.

    * Siz neden Ermenistan dışına gitmediniz. Grubunuz dağıtıldıktan sonra çalışmalarınız nasıl sürdü?


    Birkaç yıl boyunca dengbejlik ve folklor çalışmalarıyla ilgilenmedim. Zaten böylesi imkanlarımız da yoktu. Fakat Kürdistan kurtuluş hareketi, Kafkas ülkelerine de ulaştıktan sonra, yavaş yavaş durumlar düzelmeye başlıyordu. O dönemlerde yeniden kendimizi toparlamayı ve yeniden örgütlenmeyi istedik. Şüphesiz bu defa da, durumlar ve imkanlar çok farklı idi. Eski üyelerden kimse kalmamıştı, birçoğu bu çalışmayı bırakmıştı.

    1993***8217;te Ozan Şemdin Ermenistan***8217;a geldiğinde, onun yardımlarıyla birlikte yeni grup kurduk. Bu grup da, aile fertlerimizden oluşuyordu. Aynı şekilde ben ve eşim, her iki kızım, dayımın çocukları ve bazı bayanlar daha... Grubumuzun adı ***8220;Koma Rewşen***8221;di. Bu hem folklor, hem de dengbejlik grubuydu. Fakat artık klasik klamlardan ziyade, ulusal şarkılar söylüyor ve şenliklerde sahneye çıkıyorduk. Ermenistan***8217;da nerede, ne zaman ulusal günlerimiz olsa, hemen provalarımızı yapıp kutlamalara katılıyorduk. Sovyetlerin yıkılışından sonra, bu da Ermenistan***8217;ın en önde gelen gruplarındandı. Bu grubumuz da yaklaşık beş yıl sürdü, ondan sonra da bu grubumuz da dağıldı. Nedenleri yine göç ve ekonomik zorluklardı.

    * Ama yine pes etmeyip bu kez yeni bir grubun öncülüğüne soyunmuşsunuz. Sadece kadınlardan oluşan ***8220;Koma Berçem***8217;i tanıtırmısınız?


    Bu kez da sadece kızım Tamile ve yeğenim Gozel***8217;le bir grup oluşturduk. Ancak bir grup için üç kişi yeterli bir sayı değildi. Mala Kurda***8217;nın da yardımıyla 2000 yılında yeni bir grup oluşturdum: ***8220;Koma Berçem***8221;. Ağırlıklı genç kızların oluşturduğu bu grup 12 kadından oluşuyor. Hem halk oyunları gösterimi yapıyor hem de şarkı söylüyorlar.

    Bu grubu oluşturduktan sonra, genelde ben de onların eğitim işleriyle uğraşıyorum. Bu gruplarla nadir olarak sahneye çıkıyorum. Neden grubun üyelerinin sadece kadınlardan oluştuğu sorunuza da, şöyle cevap verebilirim: ***8216;Daha fazla da genç kızları geliştirmek istedik. Kürt kadını artık yaşamın tüm alanlarında yerini alıyor. Bu grupla, herkese ve her kesime Kürt kadınlarının çok geliştiklerini ispatlamak istedik.***8217;

    * Dengbejliğe devamda, hem de genç kızların eğitiminde ne gibi zorluklar yaşıyorsunuz?


    Başta şunu belirtmek istiyorum; babam muhafazakar biri değildi. Tüm çocuklarını serbest ve özgür bir atmosferde büyütmüştür. Her zaman ***8216;serbest büyüyün çocuklar, sonradan, iyi birer birey oluyorlar ama baskılı bir ortamda büyüyen çocuklar daha sonra kötü insanlar oluyorlar***8217; diyordu. Bu yüzden de, gelişmemiz için her zaman imkanlar yaratan ve istemlerimiz önünde engel olmayan babama da, burada teşekkür etmek istiyorum. Şüphesiz, sürekli çocuklarını evde tutan aileler de vardı, özellikle de kız çocuklarını başka yere bırakmayan aileler... Fakat mevcut durumdu bunun eskisi gibi olmadığını söyleyebilirim. Burada en önemli konu, gençlerin, kadınların nasıl eğitileceğidiri.

    * Sizi artık sahnelerde az görüyoruz. Bunun nedeni nedir?


    Şimdi klam söylemiyorum, daha çok Koma Berçem***8217;deki kadınların eğitimiyle uğraşıyorum. Gençlerimizin de gelişmesini ve iyi öğrenmelerini istiyorum. Kürt dengbejlerimizin ve ozanlarımızın ve aydınlarımızın en çok da, yurtseverlik görevlerini yerine getirmeleri gerekiyor. Kürdistan Komite içinde yeralıyorum. Geçen yıl, ben ve arkadaşlarımız barış anaları komitesini oluşturduk. Yirmi beş kişiden fazlayız. Çalışmaları daha da geliştirmek ve toplumda gelişmeler yaratmak için çabalarımızı sürdürüyoruz.

    * Kadın dengbejlerin Kürtler arasında en fazla Kafkasya***8217;da çıktığını görüyoruz. Bunun nedenleri nedir sizce?

    Kadının zihninde, yüreğinde dengbejlik ve sanat vardır. Kadınların nazik yüreğindeki o acı ve elem, erkeklerinkinden daha çoktur. Zaten tüm kadınlar doğal dengbejdir... Ve dengbejlikte zaten çok çabuk gelişiyorlar. Ayrıca tüm Kürt kadınları dengbejdir. Ama sürekli baskı altında olduğu için, kendini de geliştirememiş ve ispatlayamamıştır. Kürt kadını ne zaman ve nerede imkan bulmuşsa, büyük gelişmeler yaratmıştır. Fakat ne yazık ki, Kürt toplumunun feodal yapısı, Kürt kadının gelişmesinde engel olmuştur, özellikle de dengbejlik konusunda.

    * Dengbejlik bir toplumun acılarını dile getirmesinin yollarından birimidir?

    Dengbejlik, folklor, sanat vb. ayrı yöntemlerdir. İnsanlar farklı yöntemlerle acılarını dile getiriyorlar. Örnek olarak; şiir diyebiliriz. 1993 yılından bu yana, ben kendim Önderlik, Kürdistan, şehitler, ülke özgürlüğü ve sevgisi için şiirler yazıyorum. Şimdi de bu konularda onlarca şiirim var. Bunlardan bazılarını da şarkı yapmışım.

    Ülkesinden uzak, yabancı yerlerde yaşayan insanların, yüreklerinde her zaman ülke hasreti vardır, acı, elem ve yara vardır... Bu da yüreklerinin her zaman nazik ve hassas olmasına yol açıyor. Başka bir nokta da var ki, dile getirmeyi unutmamak gerekiyor: sanat toplumları uyanışa çekmektir.. Sanat, toplumların asimile olmasını engeller.


    KAYNAK : POLAT CAN
    ____________________________
    Korg Pa Serisi setleri, Müzik Aletleri, Van Kahvaltı Ürünleri,
    Van Otlu Peyniri, Kaçak Çay,Kokulu İran Pirinci, Doğal Bal,

    Sipariş Vermek İçin Aşağıdaki Siparis11 Resmi Tıklayın


    n3hbgtfre21"
  4. #24
    Site Sahibi
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nereden
    Van Merkez
    Yaş
    33
    Mesajlar
    16.947

    Standart Karabet : YÜzyilin RÖportaji - 1 Biyoğrafi resimleri

    20. YÜZYILIN DENGBEJİ : KARABET
    RÖPORTAJ
    Dengbejlik başıboş bir şey değildir. Dengbejliğin kendisine göre bir ağırlığı var. Denbejlik kahraman üzerine söylenir. Dengbejlik yiğit insanlar üzerine söylenir. Dengbejlik çok farklı birşey olup, herkesin yapamayacağı bir sanattır.
    Yolun uzunluğu boyunca beyaz manzaralar göz alabildiğince uzuyordu. Beyaz kar tek renkle her yeri süslemişti. Erivan***8217;dan İçmezdin***8217;e kadar yol boyunca farklı farklı lere gidip geliyordum. Uzun bir zamandan beridir O***8217;nu ziyaret etmeye niyetlenmiştim. Fakat birçok nedenlerden dolayı bu ziyareti gerçekleştirememiştim. Ama şimdi O***8217;nun evine doğru yol alıyorum. Düşüncelerimde O***8217;nunla karşılaşma sahneleri kuruyordum. O***8217;na göre kafamda yapacağım sohbetin ve görüşmenin hem sorularını, hem de konuşacağım kelimeleri diziyor, bozuyor en güzelini yapabilmek için binbir düşüncelere gidiyordum. Ve onu düşündükçe farklı farklı hisler gelişiyordu. Her zaman da şu korkuyu taşıyordum yüreğimde. Ya gelişimizi, görüşme istemimizi kabul etmezse! Ya röportaj yapmamı kabul etmezse! Ya, ya, ya lar... mantarlar kadar kafamda oluşuyordu.
    Akşama doğru köye doğru yaklaştık. Karın altında uyuyan bir köy...4. kolhozun batısında; eski ve kendisini zar-zor ayakta tutabilen bir ev... işte bu ev O***8217;nun evi dediler. Bütün perişanlık izlerini taşıyordu ve bütün perişanlığı gözlerimizin önündeydi. Evin içi soğuk, odaları dardı. İnsan zar zor nefes alabiliyordu. Fakat binlerce hayranı olan dengbejimiz içeri girince; artık yol yorgunluğunu ve yaşadığım soğukluğu unutuverdim. Elini bize uzattı ve hüzünlü bir sesle; -siz neden o camerde sahip çıkmadınız? O şimdi zindanda, siz de kendi sıcak evinizde uyuyorsunuz. Biz Kürtler, büyük adamlara layık değiliz. Siz neden O adama sahip çıkamadınız, neden sahip çıkmıyorsunuz? Bu sözlerini dile getirdikten sonra Revan***8217;daki (Erivan) arkadaş ve dostların durumunu sordu...
    İnsan Ermenistan***8217;a gelip, Karapete Xaço***8217;yu görmezse, kendisini Ermenistan***8217;a gelmiş saymaması gerekiyor. Kafkasya ve özellikle Ermenistan***8217;dan bahsedildiği zaman ilk olarak insanın aklına gelen şey Karapete Xaço***8217;dur, yani Karapete Xaço anılmadan olmuyor. Dışarıda gurbetlik yaşayan insanlarımızın Erivan radyosundan Karapete Xaço***8217;nun sesini dinleyen herkes için O; Kafkasya***8217;nin kimliği tanımındadır. Fakat şimdi orjinal sesin sahibi şimdi nasıl bir yaşam sürüyor? Feleke xayîne ji me re namîne...
    Fakat bu dengbej kimdir? Yaşam hikayesi nasıl, bu Ermeni dengbej (fille, onun diliyle) O ki Kürtlerden daha fazla Kürtlüğe dengbejlik yapmış. Dengbejlikle olan yolculuğu nasıl başlamış? Ve herşeyden önce dengbejliğin kendisi nedir? 20. yüzyılın dengbejliğiyle yaptığımız bu röportaj bütün bu sorularımızın cevabı oluyor.
    Şimdi de bir tarih ve bir kişilik aşağıdaki sayfalarımızda bir nehir kadar sessiz ve zorlu geçen bir yaşamı anlatacak.
    Ben çocukken babam her zaman senin klamlarını (şarkı) dinlerken, ben hiç birşey anlamıyordum. Fakat tiz, berrak ve ince ses çocuk beynimde belli bir etki yaratıyordu. İsmin kafamda bazı uzak şehirlerimizin manzaraları gibi gözlerimin önünden geçiyordu. Kendi kendime söyleniyordum, acaba bu Karapete Xaço kimdir, nasıl biridir? Diye. Ve şimdi de yanına oturmuşum, senin tatlı ve berrak sesini dinliyorum. Fakat yine de sizden soracağım, acaba Karapete Xaço kimdir?
    Gidip bir fotoğraf getirip bana gösterdi. Bu benim evimdir, adı Bıleder***8217;dir, şimdi de ona Bışeriye diyorlar. Elihe bağlı, şimdi de ona Batman diyorlar. O zaman Diyarbakır iline bağlıydı. Aha ben işte o köyde dünyaya gelmişim. 1915***8217;te annem, babam o köyde katledildiler. Katliamdan dolayı biz daha sonra o köyden çıkıp, insanların öldürülmediği, katliamların yaşanmadığı bir köye gitmişiz. O köy de Filite Quto***8217;nun köyüydü. O kendi köyünde herkesi yanına alıp ihtiyaçlarını gidererek daha sonra kölesi olarak çalıştırıyordu. O zamanlar 8-9 yaşlarındaydım. Büyük kız kardeşim o köyde evlenmişti, kocası zenginliğin köleciliğini yaptığı için öldürülmemişti, biz de onun yanına taşındık. Biz de orada zenginlere hizmetçilik yapıyorduk. Birkaç yıl geçtikten sonra Kürtler yeniden Türklere saldırıyor, yol kesiyor ve kaçakçılık yapıyordular. Bu kişilerin Ermeni köyleri ile araları çok iyiydi. Bunun için de Türkler; bütün Ermenilerin o köyden çıkması ve toplama kamplarına alınması kararlarını aldılar. Böyle söylüyordular. ***8220;Bu Kürtler gündüz bize saldırıyor, gece de Ermeni dostlarının evlerine gidip uyuyorlar, biz Ermenileri köyden çıkaralım; onlar gece buralara geldiği zaman aç kalıp, uyuyacak yer bulamazlar***8221; diyordular. Böylece de hepimizi köyden çıkardılar. Gece olup Kürtler Ermeni köylerine geldiğinde kimseye bulamadılar, böylece hepsi de aç kaldı. O zaman işlerin yolunda gitmediğini anladılar. Onlardan silahlı ve yiğit olanların hepsi Suriye***8217;ye geçtiler, fakir, fukara olanlar da teslim oldular. Alan Türk askerlerine göre boşaltıldığı zaman bizim içinde bulunduğumuz kampları da boşaltarak ***8220;isteyen istediği yere gidebilir***8221; diye de kanun çıkardılar. Bunlardan Diyarbakıra gitmek isteyenler, izin kağıdı almaları gerekiyordu. Fakat yolda da birbirlerini talan ediyordular. Ben Türkiye***8217;ye geçmek için izin kağıdı alamadığım için Suriye***8217;nin Kamuşlo iline geçmek zorunda kaldım. Bu 1929***8217;da gerçekleşti. O zamanlar Suriye Fransızların elindeydi. Yapılacak iş de olmadığı için Fransız ordusuna katılmak zorunda kaldım. Tam 15 ay, 3 ay Kamuşlo, Derozor, Haseki gibi yerlerde Fransız ordusuna hizmet etmek zorunda kaldım. Komutanların hizmetçiliğini yapıyordum. Onlara kahve yapıyor, ayakkabılarını siliyor, elbiselerini yıkayıp ütülüyordum, böylece evimin geçimini ancak sağlayabiliyordum.
    Fransız ordusunda 15 yıl çalışan kişileri daha sonradan emekliye ayırıp serbest bırakıyordular. Ben de bu süreci bitirerek emekliye ayrıldım. Fakat kötü şans denilir ya, bir ay geçmeden İngiliz ordusu Suriye***8217;ye girdi. O zaman hizmet için Fransız ordusu tekrar beni ve emekliye arkadaşlarımı çağırdı. Fransız ve İngiliz ordusu halktan buğday ve arpa toplayarak kendi askerleri için orduya gönderiyordular. İngiliz ordusu Suriye***8217;den çıktıktan sonra (ittifak yapıldıktan sonra) bütün askerlerini toplayarak: ***8220;değerli askerlerimiz 15 yıldır bizim için çalıştınız, şimdi de biz buradan ayrılıp kendi ülkemize gideceğiz, bizimle gelmek isteyen olursa, hazır olan gemilerimizle Fransa***8217;ya gidebiliriz, evinde kalıp Suriye***8217;ye hizmet etmek isteyen de bizden ayrılıp gidebilir***8221; dedi. O zaman iki Sovyet subayı da heyet olarak burada bulunuyordular. Ben de Kafkasya***8217;ya yani Ermenistan***8217;a gitmek istediğimi söyledim. her iki Sovyet subayı ***8220;sen hangi partiye bağlısın, yani sen bolşevik misin***8221; diye sordular. Onlara; ben Kürdüm, bolşevik-molşevik tanımıyorum, sadece Hayastana (ermenistan***8217;a) gitmek istiyorum dedim. Fakat onların görüşlerindeki ısrarları sonucu birbirimize girdik. Onlar ***8220;sen kesinlikle Bolşeviksin***8221; diyordular. Ben de ısrarla ben Kürdüm, annem babam katledilmeden önce bana Hayastan***8217;a git diyordular, dedim. Sonuçta benim ısrarlarımı da dayanamadılar ve bir miktar para ile onlarla gitmemi kabul ettiler. Her kişi başı da 150 liraydı. Eşimle birlikte varolan bütün altın, değerli ve diğer eşyalarımızı geminin parasını elde edebilmek için sattık. Binbir zorlukla 1946***8217;da Ermenistan***8217;a ulaşabildik. Gülerek; kebap iyle eşşeğin pisliğinin içine girdik. İşte bizim ülkemizde burası. Bu ülkede de elin hizmetçisi oldum. Ölmemek için herkesin hizmetçiliğini yaptım. Birgün orada, birgün burada, şurada burada uyuyordum. Gönülleri isteseydi birşeyler veriyordular, vermedikleri zaman da ***8220;allah kerim***8221; diyordular. Aha benim yaşamım da böyleydi. Başıma gelmeyen kalmadı herhalde. Ah, ah zalim felek...ah ah ah zalim felek...

    Sen hiç bize arkadaşından, yani eşinden bahsetmedin, arkadaşlığınız nasıldı, nasıl gelişti?
    Benim çok sevdiğim bir kız vardı, adı Yeva***8217;ydı (Havva) Karapetin diliyle Melokyi***8217;ydi. Hakub Azizyan***8217;ın kızıydı. Ben o zamanlar zaten Fransızların askerliğini yapıyordum, yıl 1936***8217;daydı. Kamuşlo***8217;da düğünümüz gerçekleşti. Ben onu çok çok ama çok seviyordum. O da yaşamın bütün acılarını, trajedilerini ve zorluklarını benimle paylaşıyordu. Ondan başka yüreğim kimseyi tanımadı. 1976***8217;da can arkadaşım beni yalnız bıraktı, dönüşü olmayan bir bir yolculuğa doğru yol aldı ve bir daha da gelmedi. Ölümünün üzerinden bu kadar yıl geçmesine rağmen, ben daha da ona aşığım ve O***8217;nu yüreğimde her zaman yaşattım, yaşatacağım.

    Kaç çocuğun var?
    Beş çocuğum var. Dört kız ve bir erkek. Şu anda 15 de torun sahibiyim.

    Bize bütün yaşamından bahsettin, fakat anlatımınızda ilgimi çeken bir şey oldu. O ki, hiç dengbejliğinizden söz etmediniz. Bu yaşam anlatıldığı kadarıyla sanki büyük dengbej Karapete Xaço***8217;nun yaşamı değilmiş gibi. Eğer istersen biraz da dengbejliğin üzerine sohbet edelim. Dengbejlik nerede, ne zaman gelişti?
    Daha ben Türkiye***8217;deyken kılam (şarkı) söylüyordum. 8 yaşımdayken ben sürü güdüyordum. Sürüyü güderken, tarlaya giderken hep kılam okuyordum. Ben ne ağalara, ne de beglere kılam okumadım. Ben kendi kendime kılam söylüyordum.

    İlk dengbejlikle tanışman nasıl gelişti?
    Ben daha çocukken, kör bir aşık vardı. Adı Şako***8217;ydu. Ağalara ve beglere kılam söylemek için sürekli birileri onun ellerinden tutarak onu yürütürdü. İlk defa O kör aşıktan kılam okunduğunu duymuştum, zaten o zamanlar kaset-maset olmadığı için herhangi bir şekilde kılam dinleyemiyorduk. Ben öylece kendi kendime kılam söylemeyi öğrendim. Yine o zamanlar Kürt müslümanların ekinlerini ekiyordum, buğday buduyor, pala yapıyor ve onunların sürülerini güdüyordum. Normalde o zamanlar Pazar günleri Ermeniler çalışmıyordu. Fakat patronum o günlerde bile beni sürüyü gütmem için gönderiyordu. Ben de buna karşılık olarak kendi kendime hep şarkı söylüyordum. Kiliseye gittiğim zamanlar da bile herkes kendi keyfine bakarken, ben şarkı okuyordum.

    RÖPORTAJI YAPAN : POLAT CAN
    - DEVAM EDECEK -
    ____________________________
    Korg Pa Serisi setleri, Müzik Aletleri, Van Kahvaltı Ürünleri,
    Van Otlu Peyniri, Kaçak Çay,Kokulu İran Pirinci, Doğal Bal,

    Sipariş Vermek İçin Aşağıdaki Siparis11 Resmi Tıklayın


    n3hbgtfre21"
  5. #25
    Site Sahibi
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nereden
    Van Merkez
    Yaş
    33
    Mesajlar
    16.947

    Standart Karabet : Yüzyılın Röportajı - 2 Biyoğrafi resimleri

    Hangi dilden kılam söylüyordun?
    Bütün kılamlarımı Kürtçe dilinde söylüyorum. Tek bir kılamımı bile Kürtçe dışında bir dilde söylememişdir. Hele Ermeni diliyle hiçbir zaman Ermenice kılam söylememişimdir.

    Fransızca da kılam söylememişsin?
    Hayır hayır, Kürtçe dışında hiç bir dilde Kürtçe kılam söylememişimdir. Ben Kürdüm ve bütün kılamlarımı Kürtçe olarak söylüyorum.

    Fransız ordusundayken de kılam söylüyor muydun?
    Hiç görülmüş müdür Kürt olup kılam söylenmediğini. Şehirde (Kamuşlu) ister bir Ermeni, ister bir Kürt düğünü olduğu zaman fark etmez beni de davet ederlerdi. Ben de onların gönül hatırı için gidip kılam söylerdim. Hemen hemen herkesin düğünlerinde kılam söylüyordum. Fakat şunu çok iyi bil ki; ben hiç bir zaman parayla kılam söylememişimdir. Çünkü para için kılam söylemem çok ama çok ayıp birşeydir. Dengbejlikte kılam söylemek para için değildir.

    Seyda***8217;yı Cigerxwin***8217;i hiç görmüş müydün?
    Düşünerek ve başını sallayarak; Cigerxwin, Cigerxwin, Cigerxwin... zaten kendisi her zaman halkın içindeydi... Cigerxwin, Cigerxwin..

    Şimdiye kadar kaç kılam okumuşsun?
    Hiç durmadan bir ay kadar üst üste kılam okuyabilirim. 1950 yılında Erivan radyosunun Kürtçe bölümüne katıldım. Sovyet sistemi döneminde ağalar, begler ve allah üzerine kılam söylemek yasaktı. Kılam söylemek istediğimde müdahale ediyordular ve ***8220;bunlar ağalar üzerinedir, bunlar begler üzerinedir, allahın ismi üzerinedir, bunları söyleme bunlar yasaktır***8221; diyordular. Ben; ama ben ne üzerine kılam söyleyeceğim, ne diye kızlar üzerine kılam söyleyeyim ki diyordum.
    Radyoya gittiğim zamanlarda Kürtlerimiz ***8220;Karapet dayı bize kılam söyle***8221; diyorlardı. Fakat sansür ve yasaklamalardan dolayı onların istediği kılamı söyleyemiyordum. Eve döndüğüm zamanlarda kızarak bana (dayı iken kıro oluyordu) ***8220;kıro Karapet, malmirat (evin yıkılası) neden istediğimiz kılamı bize radyoda söylemedin***8221; diye söyleniyordular. Kıro lawo bu insafsız hükümet söylememe izin vermiyor, vermiyor..
    1945***8217;ten şimdiye kadar da Erivan radyosunda çalıştım. Radyonun çalışmaları yanın da da gidip farklı farklı yerlerde kılam söylüyorduk. Ben konserlerde kılam söylerken, birkaç kızdan oluşan foklor grubumuz da halaylar çekiyordu.
    Şero***8217;ye Bıro ile uzun uzadıya bir dostluğunun olduğu söyleniyor. Bu arkadaşlığınız nasıl başladı ve nasıl gelişti?
    Etrafı dönüp dolaşıp Şero***8217;ye Bıro***8217;nun bir fotoğrafını bulup bana göstererek;
    Bir defasında Tiflise konser vermeye gittiğimde Şero***8217;ye Bıro***8217;da oradaydı. O zamanlar konser bittiğinde; burada kalan bir arkadaşımın yanına gidip kılam söyleyelim dedim. Fakat her ne kadar ısrar ettiysem de Şero***8217;ye Bıro benimle gelmedi, gelmek istemiyordu.

    Niye gelmiyordu?
    Benimle gelemiyordu. Zaten ancak bir kılamı vardı. Tek bir kılamı vardı, o da söylediği kılam Hekimo kılamıydı. O benimle kılam söyleme cesaretini bulamıyordu. Hiç bir zaman onunla birlikte kılam söylemedik... kızarak; bunu kim sana söyledi?
    Senin üzerine yazılan bir kitaptan okumuştum.
    Hayır hayır doğru değil.

    Herneyse onun dışında kimlerle dengbejlik yapmışsın?
    İlk defa benim müziğime eşlik eden Egide Cımo***8217;ydu (Ermenistan***8217;daki alet çalan bir müzisyen). Fakat maalesef benim kılamlarımla onun yaptığı müzik arasında herhangi bir uyum sağlanamıyordu. Bir kılamı tam anlamıyla hazırlamak için çalışma arkaşımızla prova yapmamız gerekiyordu. Biraraya gelmek için de devletin bize izin vermesi gerekiyordu, fakat bu konuda devlet bu konuda bize ne izin veriyor, ne de müsaade ediyordu. Zaten devlet bu konuyu hiç umursamıyordu bile. Sadece radyoda kılam söylediğim zaman Egit***8217;le birbirimizi görebiliyorduk. O zaman da kılamlarımız bir yanda, müziğimiz bir yanda kalıyordu. Ben lo lo lo lo derken, o da müziğiyle bu makamımı tam çıkaramıyordu, işte arkadaşlığımız da böyleydi.
    Zavallı Egit bana ulaşabilmek için saatlerce yürümek zorunda kalıyor, bana ulaşınca da ***8220;bugün radyoya gidip konser vermemiz gerekiyor***8221; diyordu. Zaten kendim ondan daha zavallıydım. Sonra birlikte radyoya kadar yürüyorduk. 50 yıl boyunca radyo yolunda gidip geldik, gidip geldik. Aha bizim yaşamımızın makamı da böyleydi.

    Şimdiye kadar kaç kasetiniz çıktı?
    Ben kasetlerimi bütün dünyaya vermişim. Gelen herkes kasetlerimi almış götürmüştür. Sayılarını bile bilmiyorum. Bildiğim kadarıyla Suriye***8217;de, Avrupa***8217;da birçok sayıda iken, sadece Türkiye***8217;de binlerce olduğunu iyi biliyorum. Ne bileyim kasetlerim herkesin eline geçmiştir.

    Senin için en güzel kılamın hangisidir? Gönlünün en sevdiği kılam hangisidir?
    Gülerek; her gönül birşeyleri sever. Senin gönlün birşeyleri ister, fakat benim gönlüm başka birşeyi ister. Mesela şimdi gönlüm bir bardak şarap içmek ister, fakat senin gönlün bunu istemez başka bir şey ister. Kızı Sirop***8217;u çağırarak; kızım Sirop hadi bana bir bardak şarap getir, zaten ölüm her zaman var.

    Sen hiç Mıhamed Arif***8217;i dinlemişmisin, onu seviyor musun?
    Evet evet nasıl olmaz malate. Mıhamed Arif***8217;in tanburu çok çok güzeldir. Fakat ondan önce başka bir arkadaşım vardı. Adı Seyid***8217;e Ciziriy***8217;di. Benimle birlikte Fransız ordusundaydı. Botan halkındandı. Botan halkının şivesi çok farklıydı. Birgün kırsalde biz bütün askerler olarak askeri tatbikat yapıyorduk. Tatbikattan sonra hepimiz oturmuş gecemizi geçirmeye çalışıyorduk. Çavuşumuz benden ve Seit***8217;ten kılam söylememizi istedi. Öncelikle Seit kılamlarını söyledi, zaten kılamlarının çoğunluğu kızlar üzerineydi. Ben de kılamlarımı söyledim. kılamlarımı söyleyip bitirdikten sonra Seit bana ***8220;senin şivenden birşey anlamıyorum***8221; dedi. Ben ona malmirato (evin yıkılası) Seido şimdi oturan bütün askerler Kürttür, hepsi de dilimden anlıyorlar. Fakat yemin ederim ki ne ben, ne de bu askerler senin söylediğin tek kelimeyi bile anlamadılar. Böyle söylediğimde Seit kızıyor, daralıyordu, buna rağmen de arkadaşlığımızdan hiç bir taviz vermiyorduk.

    Eyşaşanı tanıyor musun?
    Ha sen Eyşana Eli***8217;den mi söz ediyorsun, olmaz olur mu malava... onu tanımayan mı var? Bir ara sessiz kaldı, derin ve kederli bir nefes iç çektikten sonra, şarap bardağını üzerine dikerek bir ara verdikten sonra Eyşana Eli***8217;nin bir şarkısını söylemeye başladı...

    Lê lê lê wayê
    Delê lê lê wayê lê lê lê wayê
    De eyşanê lê wayê biçûkê lê wayê
    Nazikê lê wayê
    Nazdarê lê wayê
    Tu rihanê lê wayê
    .........
    Ax lê lê lê wayê
    Lê lê eyşanê malxerabê
    Min ji te re got
    Kirasekî feleknazî li xwe neke

    Li kambaxê gundê me re negere
    Min ji te re got kirasekî feleknaz
    Bi xwedê îro li gundê me zeynet e
    Herê çi bikim
    Fesad û ewanên gundê me gelek in
    Îro wê ji eyşana elî bidin îşaretin
    Sîngê eyşana elî mîna baxçeyê gul û şêva yê
    Bi şefeqa sibê re tavê lê didayê.

    Karapete Xaço doğanın oğludur, özgürdür. Kılamları yüreğinin derinliklerinden çıkıyor. Kılamları da onun gibi özgürdür. Hiç baskısız, korkusuz kılamlarını söylüyor. O yaşamında herkesin hizmetçiliğini yapmış biridir. Fakat hiç bir zaman yüreğiyle, ruhuyla, dengbejliğiyle hiç bir zaman kimsenin hizmetçisi olmamıştır.

    Kürt halkına bir çok şey vermişsin, onların kültürleri için, kılamları için en büyük hizmetlerde bulunmuşsun. Şimdi onlarla ilişkilerinin nasıl olduğunu merak ediyorum?
    Benimle gelen yoldaşa dönerek; ben ne kadar kötü olursam, ne kadar iyi biri olmazsam da bu genç hiç bir zaman bana ***8220;sen kötü birisin***8221; demez. Fakat bu iki torunum biraz benden biraz soğudular mı, ***8220;sen kötü birisin***8221; derler. Ama bu genç Kürt bana hiç bir zaman sen kötü birisin demez.
    İşte Kürtçe derler ya: Her kuş kendi sürüsüyle uçar diye. Şimdi de bakın onlar Kürt ve ben de Ermeniyim. Ben de onlara hiç birşey vermeme rağmen, bakın beni ne kadar seviyorlar, değerimi biliyorlar, o kadar uzak yoldan gelip beni görmeye geliyorlar.
    Dünyada iyilik ve kötülük vardır. Fakat sen elinden geldiğince iyi şeyler yapmalısın. Çünkü kötülük iyi gençlerin işi değildir.
    Türklerin ülkelerinde dengbejlerin sayısı çokçaydı. Ama bu ülkede (Ermenistan***8217;da) öyle büyük dengbejler yoktu. Bazı Ezidi Kürt dengbejler vardı. Fakat öyle ahım şahım kılamları yoktu. Allahıma bu Şero***8217;ye Bıro dediğin kişinin de öyle bir kılamdan başka söyleyeceği bir şeyi yoktu. Fakat onları ben alıştırdım, birçok yeni kılam verdim. Onlara kılamların nasıl söylendiğini öğrettim, şimdi de maşallah herkes kendine kılam söylüyor. Bu da Kürt kılamalarının gelişmesi için iyi bir gelişmedir. Hiç bir iyilik ve kötülüğü bana dokunmuyor. Tersine bu bana mutluluk veriyor. Belki bir gün birileri ***8220;allah rahmet eylesin, O iyi bir adamdı***8221; der.

    - DEVAM EDECEK -
    ____________________________
    Korg Pa Serisi setleri, Müzik Aletleri, Van Kahvaltı Ürünleri,
    Van Otlu Peyniri, Kaçak Çay,Kokulu İran Pirinci, Doğal Bal,

    Sipariş Vermek İçin Aşağıdaki Siparis11 Resmi Tıklayın


    n3hbgtfre21"
  6. #26
    Site Sahibi
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nereden
    Van Merkez
    Yaş
    33
    Mesajlar
    16.947

    Standart Karabet : Yüzyılın Röportajı - 3 Biyoğrafi resimleri




    3. BÖLÜM :
    Şimdi Kürt kılamlarını nasıl buluyorsun, nasıl geliştirilmesi gerekiyor?
    Dengbejlik kolay gelişmeyen bir şeydir. Başıboş bir şey değildir. Herkes de dengbejlik yapamaz. Dengbejlik yapan kişinin hakkından çıkması gerekiyor. Örneğin; şu anda zindan olan O yiğit insan üzerine bir kılam yapmak isterse; doğru dürüst bir kılamla değerini yaratamazsa o zaman o kişiye yalancı denilir. Ama kılamlarına değer katıp O***8217;nu dile getirebilirse; o zaman herkes ona ***8220;aferin sen yapabiliyorsun***8221; denilir. İşte Kürtlerin böyle kılam ve dengbejlere ihtiyacı var.

    O yiğit insan üzerine kılamların var mı?
    Hayır hayır, ben kılamlarımda tam anlamıyla O yiğidin hakkını verecek sözcükler bulamıyorum. Ve O zayıf kelimelerle anlatılacak biri olmadığı için, hiç bir sözcüğü ona layık bulamıyorum. İnsan üstesinden gelemediği şeyi yapmamalıdır.

    Türkiye***8217;ye gitme istemin var mı?
    Birçok kişi gelmemi teklif ediyor, fakat ben gidemiyorum. Zaten ihtiyarlamışım, bende güç kalmamış. Nereye gidip rezil olacağım ki, Roma Reş beni öldürür.

    Hey zalim zalim zalim zalim
    Hey zalim hey zalim
    Koçerim xerîbmalim
    Akincî me bêpergalim

    Rêvingî me bêhevalim
    Nexweşim gelek bêhalim

    Köyünü özlüyor musun?
    İç çekerek of of of...

    Med TV seni Avrupa***8217;ya götürmek istemişti. Fakat siz bu teklifi kabul etmemiştiniz. Acaba niye bu teklifi kabul etmediniz?
    Avrupa benim gibilerin yeri değildir. Ben burada ölmek istiyorum. Yerim buradadır. Burada toprağın ve ülkemin kokusunu hissediyorum.
    Hay lê. Hay lê. Hay lê.


    Ek:
    Türkiye***8217;de iki albümü çıkmış; biri Xezal, diğeri Adul***8217;e olmak üzere. Bunlardan başka profesyonel şekilde çıkan ve tasdik edilen albümü yoktur. Birçoğu ya amatörce, ya da çalınarak kopya edilmiştir.
    Karapete Xaço***8217;nun söylediği birçok kılamı ondan başkası da söylemiştir. Fakat çok rahat söylenebilinir ki; ondan başka aynı kılamları söyleyenler onun kadar orjinal ve güzel dile getirmemişlerdir. Örneğin Lawike Metînî kılamını söylediğinde şimdiye kadar onun kadar güzel dile getirmemiştir. Çünkü O özgürce ve çok rahatça kılamlarını dile getirmektedir. Ne kendisini bastırmakta, ne de kendisini zorlamaktadır. Çok rahat kılamlarını dile getirdiği için, milyonlarca hayranlarının olmasının sırrı da buradan gelmektedir.
    Karapete Xaço***8217;nun bize seslendirdiği kılamları şöyledir:

    1-Eyşana Elî
    2-Zembîlfiroş
    3-Genc Xelîl
    4-Xumxumê
    5-Hesenîko
    6-Lê dihol e
    7-Bişêriyo
    8-Lê lê Edûlê
    9-Xezal
    10-Filîtê Qutu
    11-Silêmanê Mistî
    12-De Xalo
    13-Mîrzikê Zaza
    14-Lawikê Metînî(dayîkê)
    15-Evdalê Zeynê
    16-Hey babikê
    17-Nûrê
    18-Ay lo Mîro
    19-Mîro wayê
    20-Derwêşê Evdî
    21-Yane yane
    22-Lo dilo
    23-Diyarbekir
    24-Lê Canê
    25-Saliho û Nûrê
    26-Çûme cizîrê
    27-Endîwarê paytext e
    28-Meyrê
    29-Sarê
    30-Leylê
    31-Hoy li min
    32-Gul Sosin
    33-Emêezî kal bû

    Bunlar; kaydedilmeyen ya da hatırlayamadığı kılamlarının dışındakilerdir.

    Röportaj bitti.
    ____________________________
    Korg Pa Serisi setleri, Müzik Aletleri, Van Kahvaltı Ürünleri,
    Van Otlu Peyniri, Kaçak Çay,Kokulu İran Pirinci, Doğal Bal,

    Sipariş Vermek İçin Aşağıdaki Siparis11 Resmi Tıklayın


    n3hbgtfre21"
  7. #27
    Site Sahibi
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nereden
    Van Merkez
    Yaş
    33
    Mesajlar
    16.947

    Standart Miré Bıluré : Egidé Cimo Biyoğrafi resimleri

    Miré Bıluré : Egidé Cimo



    Egidé Cimo u nıviskar Salih Kevirbiri



    ***8216;Mîrê Bilûrê***8217; Egîdê Cimo di sala 1932***8217;yan de li Gundê Erdeşîrê ku bi ser Nehiya Armavîrê ve ye hatiye dinyayê. Xortê 72 salî (!) di sala 1955***8217;an de dema ku li Radyoya Dewletê ya Ermenistanê de para kurdî vedibe, mirovê yekem e di warê sazbendiyê de. Li gorî xwesteka Rehmetiyê Casimê Celîl ku berpirsiyarê beşa kurdî ye, gund bi gund dikeve pey şopa sazbend û dengbêjan da ku berê wan bide ser riya radyoyê. Paşê jî salên dûvedirêj; bi mey, fîq û bilûra xwe li pey dengbêjên eyan çi jin, çi jin disekine û navê xwe li ser dergeha sazbendiya kurdî bi tîpên zêrîn dide nivîsandin. Li gorî gotina wî, 37 sal li ser hev li Radyoya Erîvanê bi bilûr, fîq û meya xwe sazbendiya kurdî pêk aniye. Di sala 1967***8217;an de baştirîn Koleja Sazbendiyê ya bi navê ***8216;Romanos Melîkyan***8217; ku li Erîvanê ye kuta dike û dibe sazbendekî profesyonel.

    Yekem car di sala 2000***8217;î de min saloxa wî ji Stranbêjê Kurd Dilovanê Reşîdê Baso wergirt. Dilovan ji bo xebata stranbêjiyê hatibû Stenbolê û li Rojnameya Azadiya Welat qesidî bû ku wê demê min li wê derê kar dikir. Min li rojnameyê gotûbêjeke dûvedirêj pê re kiribû û ev gotûbêj paşê bi rasernavê; ***8216;Ez dixwazim rengan bidim lêlê û loloyên me!***8217; hatibû weşandin.
    Helbet nasîna min a yekem ji bo vî xweşmêrî kevintir bû! Hê di 12-13 saliya xwe de min navê Egîdê Cimo di dîwana mezinên xwe de seh kiribû. Ji bo wî bêjeya ***8216;Mîrê Bilûrê***8217; dihate bilêvkirin. Carinan jî bi bilêvkirina Keremê Seyad ku li ser pêlên Radyoya Erîvanê digot; ***8216;Distre Susika Simo, lê dixe Egîdê Cimo!***8217; navê wî ciwamêrî diket dil û mejiyê mezinên li cıvata ***8216;giregir***8217;ên li ***8216;dîwan***8217;a gund.
    Zanîna min a li ser ***8216;Mamê Egîd***8217; her ew bû. Lê va ye min Dilovan zevt kiribû û keys ketibû destan ku min pirsiyara Egîdê Cimo jê bikira. Min kir jî. Lê xwezî min nekira!

    Dilovan ev gotin li ser rewşa ku ***8216;Mîrê Bilûrê***8217; tê de bû ji min re kirin: ***8216;...Li cîhanê mezintirîn kes e di warê mey û bilûrê de. Bi şeref îro Egîdê Cimo li mala xwe, bi tena serê xwe ye û birçî ye. Çendek berê ez çûm mala wî, ji ber ku heqê ceryana (elektrîk) xwe nedabû, ceryana wî hatibû birîn. Bi halê xwe yê nexweş, di tarîtiyê de di nava livînan de dinaliya..!***8217;
    Heyf! Hezar caran heyf! Rast e, mezintirîn kes e li cîhanê di warê mîr û fîqê de Egîdê Cimo. Lê birçî ye, dinale! Ji ber ku kurd e wisa ye. Naxwe heger kesekî ermenî, rûs, ewropî an jî amerîkî bûya, niha peykerên wî çêkiribûn. Niha navê wî li konserwatûwar û dibistanan dabûn. Bi dîtina min Egîdê Cimo ne kêmî Ciwan Gasparyan e ku li tevahiya dinyayê xwedî qedr û qîmeteke mezin e.
    Di ***8216;Qeydê Nêriyan***8217; de fîq û meya di destê wî de dihele. Di ***8216;Lawikê Metînî***8217;ya Karapetê Xaço de bi amûran re dikeve zikrê Egîdê Cimo. Afirîner û nivîsendeyê ***8216;Lûr de lûr***8217;, ***8216;Merşa Kurdî***8217;, ***8216;Fantasiya Kurdî***8217; û ***8216;Dawet***8217; e ku wekî ***8216;şaheser***8217;ên sazbendiya cimaeta kurdî têne bilêvkirin. Egîdê Cimo, xwediyê gotina ***8216;Mirov hene bi rûhê xwe, mirov hene bi lingên xwe dikevin nava hunerê!***8217;

    Grîşayê Memê ku yek ji berpirsiyarên Rojnameya 74 salî ***8216;Riya Teze***8217; ye li Erîvanê, di hejmara Berfanbara 2001***8217;an a rojnameyê de li ser Egîdê Cimo wiha dinivîse: ***8216;Ji Egîd re hêsa nebûye ku bigihêje vê derecê. Hê di zarokatiya wî de bala wî, hewesa wî ber bi sazbendiyê pêş de hatibû. Li gundê xwe yê bi navê Erdeşêrê de, Egîdê biçûk bi qamîş fîqek çêkir û lêxist. Berêvarê wexta ro berebere diçû ava, Egîdê biçûk fîqa xwe hildida û radibû ser banê xênî. Rûdinişt û li fîqê dixist. Dercînaran guh didanê û ecêbmayî diman...***8217;
    Şamilê Beko, hosteyek e mezin e ji bo Egîdê Cimo. Hê dema Egîd zarok bûye, Şamilê Beko tevî koma xwe ya sazbendiyê, gund bi gund digere li dorhêla Armavîrê, Oktobiryanê, Erîvanê, Elegezê û deverên din. Roja ku tê gundê Erdeşîrê zarokekî mûzerkî tînin ber destê wî. Ew zarok jê re li fîq û bilûrê dixe. Hosteyê mezin Şamilê Beko ecêbmayî dimîne ji bo hunera wî. Ji bo zarokê biçûk wisa dibêje: ***8216;Baweriya min bi vî zarokî hat, ewê ji bo cimaeta xwe tiştên pir baş bike!***8217; Ew zarok, Egîdê Cimo bû. Bi rastî jî hê wê demê Egîd hem li meyê, hem li fîqê, hem jî li zirnê dixist. Guhdar û temaşekar bi awayê heyirî-matmayî li dora wî diciviyan.

    Pêşî çend caran li Erîvanê; li ***8216;Kolana Teriyan***8217; û li ***8216;Taxa Zeytûnê***8217; bûm mêvanê civat û qisedanên wî. Piştre li hev hat, ji bo ***8216;Festîvala Çand û Hunerê ya Diyarbekirê***8217; bûm qasid ku were Stenbolê. Hate Stenbolê, li gorî gotina wî me berê xwe da ***8216;welatê kal-bavan***8217;. Dengbêjê eyan Feyzoyê Rizo ku biraziyê Şeroyê Biro û Mecîdê Faris e jî bi me re. Gelek hest û demên xweş bûn para me li Erîvanê, li Stenbolê, li Diyarbekirê.
    Di van civatan de min jê xwestibû ku behsa hevnasiya xwe û fîqê ya yekem ji me re bike. Bi bişirîneke zirav wiha bersiva min dabû: ***8216;Rojekê min li Çiyayên Axmexanê du satil mast da pişta xwe, anî Erîvanê firot û ji xwe re fîqek pê kirî!***8217;
    Çand, huner û sazbendiya kurdî deyndarê te ne Mamê Egîd. Radyoya Kurdî şikirdarê te ye. Tilî û pêçiyên te yên zêrîn ku hevnasiya mey û bilûrê bi me re çêkirin ter û taze bin...
    Mala te Ava Egîdê Cimo, nefesa te her li dinê be..!

    KAYNAK : SALİH KEVIRBİRİ
    ____________________________
    Korg Pa Serisi setleri, Müzik Aletleri, Van Kahvaltı Ürünleri,
    Van Otlu Peyniri, Kaçak Çay,Kokulu İran Pirinci, Doğal Bal,

    Sipariş Vermek İçin Aşağıdaki Siparis11 Resmi Tıklayın


    n3hbgtfre21"
  8. #28
    Site Sahibi
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nereden
    Van Merkez
    Yaş
    33
    Mesajlar
    16.947

    Standart Şeroyé BIRO Biyoğrafi resimleri

    Şeroyé BIRO




    Mirov devê kîjan dengbêjî veke û pirsên dengbêjiyê jê bike, bêguman di serê gotina xwe de wê bibêje: "Ez herî zêde di bin tesîra kilam û stranên Erîvanê de mame.... " Bi rastî ev yek ne tenê ji bo dengbêj û stranbêjan, her wiha ji bo tevahiya kurdên dilsoz bê gotin ne şaş e. Gelo ji bo kurdan, efsûniya Erîvanê, radyoya wê, kilam û stranên wê dihate ***1079;i wateyê? ***1079;ima ne kilamên Bexdayê, ***1079;ima ne kilamên Urmiyeyê lê kilamên Erîvanê? Rast e, di dilê her kurdî de şîrînahiya kilamên kurdî ku li Radyoyên Bexda û Urmiyeyê dihatin gotin hebû. Lê ne wekî kilamên Erîvanê. Tu dibêjî dengbêj, stranbêj, soz, awaz, lawje, heyranok, şeşbendî û yên din hemû li hev civiyane û berê xwe dane Erîvana Ermenistanê û li wir ketine dîlan û govenda awazên evîniyê, belengaziyê, xweşhaliyê, reşahiyê, ronahiyê, başiyê xerabiyê. Lê herî zêde jî axîn û kesera fermaliyê û ko***1079;eriyê.
    Ji bo Xwedê ka ji min re bibêjin ew ***1079;i deng û sewtên dilşewat û diljen bûn? Ma qey kesên li axa Erîvanê ***1079;avên xwe ji şînûşahiyê re vedikin, hemî stranbêj in? Kê bûn ew? Ew ên ku Filîtê Quto bi Mamê Emê Etmankî re didan şerkirin? Kê bûn ew ên ku berê Edûlê didan riya Sûrî ku li şopa kurapê xwe Gênc Xelîl digeriya? Kê bûn goyendeyên Lawikê Metînî, Bişarê ***1079;eto, Mîrzikê Zaza, Emê Gozê, Ko***1079;ero, Siyabend û Xecê, Mem û Zîn, Xozan Daxê, Derwêşê Evdî, Salih û Nûrê, Heso û Nazê, Bavê Fexriya û bi hezaran stran û kilamên din?

    Belê ew şeroyê Biro bûn, Efoyê Esed bûn, Karapetê Xa***1079;o bûn, Aramê Dîkran bûn, Xana Zazê bûn, Aslika Qadir bûn, Egîdê Cimo bûn, Asa Evdile bûn. Piştre di radyoyê de Eyşe şan, Meyremxan, şakiro, Xalê Birê, Mihemed Arifê Cizrawî, Hesen Cizrawî û Îsa Berwarî gihîştin hewara wan. Ew di anonsên spîkerên wekî Keremê Seyad, Aznîva Reşîd û niha jî bi anonsên Tîtalê Kerem ketin malên kurdên Batmanê, Misircê, Mêrdînê, Diyarbekirê û Mûşê, ji wan re bûn mêvan.
    Gelo Erîvan ji şam û Helebê jî dûrtir bû. Gava fermalû bûn, ***1079;end mehan di riyan de meşiyan. An jî trêna ku ew birin, di sed û ***1079;end rawestgehan de bihûrî? Kesên ji axa bab û bapîran dûr dikevin û malik li wan mîrat dibe, hema radibin û kilaman dibêjin?

    Di 16 saliya xwe de, li dibistanê ji ber kaseteke kurdî ku bi tenê tê de kilamên evînî hebûn, hefteyek ji dibistanê hatim dûrxistin. ***1079;end sal piştre ez hîn bûm ku stranbêja di kasetê de yek ji kurdên Erîvanê bû û kilamên ku digotin jî Erîvanî bûn. Lê ez ne poşman im, ji nûve bême dinyayê ezê dîsa di ***1079;antezenda xwe ya qetiyayî de, kasetên wan ciwanmêr û xweşbanûyên ji me dûr lê nêzîk bigerînim.

    Yek ji stranbêjên me yên xweşawaz Şeroyê Biro ku ligel stranbêj û dengbêjên bi nav û deng mîna Seîdê şamedîn, Karapetê Xa***1079;o, Reşîdê Baso, Memê Kurdo, Efoyê Esed, Egîdê Têcir, Memoyê Silo, şibliyê ***1079;a***1079;an, Xana Zazê, Asa Evdile, Aramê Dîkran û Silêmanê Mecîd stran û kilaman digotin, bi deng û awaza xwe ya ***1079;êjdar, navê xwe di nav lîteratûra dengbêjî û klasîkiya kurdî de bi tîpên zêrîn nivîsiye. Gava ew bi meya Egîdê Cimo rêzikên wekî;

    "Desmala min şalkê şîn e
    Kewam kibar tê dimeşe
    Kul birînê min ***1079;avê reş e ezîzem
    Ka desmalê em herin malê
    Xewna şevhe ***1079;avê reş e bi ezîzem
    Ka desmalê em herin malê...."

    dibêje, mirov xwe li ***1079;iya û baniyên Serhed, Xerzan, Botan û Elegezê dibîne. Her wisa jî gava ew ligel Asa Evdile kilama;

    "Ha bi Leylê Leylê Leylê
    Bejin ziravê gerdenzerê
    Ha bi Leylê îşev tê me
    Torinê îşev tê me..."

    dibêje, mirov dixwaze xwe ji derd û kulên evînê bikuje...

    Kilamên "Xozan Daxê" û "Hekîmo" di devê vî malnemîratê hanê de, dibin romanên herî stûr a xewn, xeyal û karesatên gelê bindest. Bi rastî ez bixwe gava li van kilaman guhdarî dikim, pûrtên serê min radibin, hiş û aqil li serê min namîne.

    Berî ku em bejna xwe li ber giyana şeroyê Biro û kesên wekî wî bitewînin, kerem bikin em dêhn û bala xwe bidine beşek ji kilama "Meyremê" ku di Radyoya Erîvanê de bi Mecîdê Fariz re gotiye:

    "Gelî bi dar e Meyrikê Meyremê
    ***1079;olî bi dar e Meyrikê Meyremê
    Gur hatî xware Meyrikê Meyremê
    Gur hatî xwarê bi ezîzê rûmenê..."

    Heta nivîsareke din her di nava stran û kilamên dengbêjiyê de bimînin....!
    -------------------------------------------------------------------------------------------
    Ünlü Kürt Folklör Araştırmacısı Heciyé Cindi'nin Şeroyé Bıro için yazdığı şiir
    DengêŞero

    Dengê
    Şero perwaze bû lî van kona, şên û dûza.
    Go: "Hekîmo melhemekê, pêşşa te memîkê qîza".
    Agîr girte dilê xorta, van cahila, van tûnsiza,
    Feqîyê Teyra tirbê rabû û Dîlbera xwe ramûsa.
    DengêŞero kire zingîn, çû gihîşte erşê ezmîn,
    Ji hewas û hijmekarîyê cî lerizîn pêvr û mêzîn,
    Berfa heçê Elegezê, ku hê nedîye bahar, havîn,
    Te go helîya û jorda hat, çem û cewa kirne xulîn.
    DengêŞero te go gihîşt heylo Sîpan û Cîzîrê,
    Rabûn hevra kirin sohbet Mem û Zînê ji kibîrê.
    Te go Xecê rabû û got: "Sîyabend, rabe, hatye bahar...
    Dengek welle ji wê da tê, ez mam hewas û hijmekar".
    Dibê: "Hekîm, hey hekîmo, dû-dermanê xwe tu hilde...
    Rabe, Sîyabend, belkî hekîm bicebirîne birînên te...".
    KubraŞero perwaze bû li van kona, şên û dûza,
    Bengî Fêrîk bû sewdaser, hilda hezar hub û mûsa,
    Go: "Bistirê, Şero, bira, dilê min bû kûra êgir,
    Ez têr nebûm kilamên te, ku helandin berê kevir...
    ____________________________
    Korg Pa Serisi setleri, Müzik Aletleri, Van Kahvaltı Ürünleri,
    Van Otlu Peyniri, Kaçak Çay,Kokulu İran Pirinci, Doğal Bal,

    Sipariş Vermek İçin Aşağıdaki Siparis11 Resmi Tıklayın


    n3hbgtfre21"
  9. #29
    Site Sahibi
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nereden
    Van Merkez
    Yaş
    33
    Mesajlar
    16.947

    Standart AYŞE ŞAN ( EYŞANA ALİ ) Biyoğrafi resimleri

    Taçsız ve tahtsız prenses : AYŞE ŞAN ( EYŞANA ALİ )
    Ayşe Şan, sanat ve kültür alanında Kürtlere yönelik yürütülen asimilasyon politikalarına karşı büyük direniş gösteren sanatçılardan biridir. Kürtler, Ayşe Şan'ın sesiyle kültürlerine hep yakın oldular.

    KAKSHAR OREMAR













    AYŞE Şan, Kürtler arasında Eyşana Kûrd, Eyşe Xan, Eyşana Osman, Eyşana Elî ve Ayşa Şan adıyla tanındı. Şan, 1938'in Aralık ayında varlıklı bir ailenin kızı olarak Amed'de dünyaya geldi. Babasından dolayı dengbêjlikle küçük yaşta tanıştı. Evlerinde bir çok yöreden dengbêjlerin katıldığı divanlar kurulur, birbirinden güzel sesli dengbêjler adeta birbirleriyle yarışırcasına sonraki günün sabahına kadar söylemeye devam ederlerdi. Kürtler arasında dengbêjlik, hiç kurumayan bir çeşme gibi sonsuza dek kendisini varetmiştir. Ayşe Şan bu gelenekten payına düşeni, baba evinde kurulan divanlardan almıştır.

    Ailesinin etkisiyle çocukluğunda gittiği Kur'an kursunda da Kur'anı en güzel okuyanlar arasındaydı. Ancak o Kürdî şarkıların hayranıydı. O yüzden halkının acılarını ve sevinçlerini, müziğiyle insanların yüreğine işlemeyi başardı. Ayşe Şan, sanatla ilk tanıştığı dönemlerde ailesi memnuniyetsizliğini gizlemedi, özellikle babası tarafından engellenmeye çalışıldı. Babası sanatı ve dengbêjliği kadınlar için büyük bir günah olarak kabul ediyordu. Ancak Ayşe Şan, kadınların sanatsal çalışmalarına yönelik toplumsal tepkilere rağmen, sesiyle ve sanatıyla yaşadığı topluma hizmet etmeyi başardı.

    ANTEP GÜNLERİ

    Ayşe Şan için sevdiklerinden uzak düşmek de sıkıntı ve acı kaynağı oldu. Şan, yirmisinde babasının ısrarı üzerine Şevket Turan adlı bir gençle evlendi. Ancak bu evlilik yürümedi ve Ayşe Şan eşinden ayrılarak Antep'e yerleşti. Bu durum yaşamını olumsuz etkilese de o 3 aylık kızını ve sevenlerini terk etmişti bile... Antep'te terzilik yaparak yaşamını idame etmeye çalıştı. Aynı dönemlerde, Nail Baysu adında bir sanatseverin desteğiyle Antep radyosunda Türkçe şarkılar söylemeye başladı, ancak Kürtçe şarkılara duyduğu özlemi gizleyemedi ve bu durum onun radyodaki işinden ayrılmasına neden oldu. Ayşe Şan, bu olaylardan sonra İstanbul'a gelerek ilk defa Kürtçe ve Türkçe söylediği şarkılarını bir araya getirdi. Değerlendirmelere göre Ayşe Şan'ın şarkılarının içeriği üç ana başlık altında toplanıyor: Bu başlıklardan biri, Şan'ın şarkılarının yıllardır Kürt dengbêjleri tarafından dilden dile aktarılagelmiş klasik, tarihi ve ulusal ağırlığı olan sanatsal çalışmalardan oluştuğu yönündedir. Bu nedenle Ayşe Şan'ın bu tarihi geçmişi takip ettiğini ve bir çok şarkıyı da ölümden kurtardığını söylemek mümkün. Bunlar arasında "Cembelîyê mîrê Hekariya", "Strana Mem û Zinê", "Lê lê Bêmal", "Zerî Heyran", "Cemîle", "Bêrîvanê", "Koçerê", "Lawikê Metînî", "Meyro" ve "Hesenîko" gibi şarkılar önemli yer tutar.

    Diğer bir değerlendirmeye göre, Ayşe Şan'ın yaptığı bestelerde daha çok yaşamına rastlamak mümkün. Bu şarkılar arasında yer alan "Derdê Hewiyê" ya da "Welate Nastînim" ile kadının toplumda yaşadığı zorlukları dile getiriyor. Bunun dışında Ayşe Şan, "Qederê Yar" şarkısıyla da yaşamdaki bahtsızlığını dillendiriyor.

    Ayşe Şan, uzun süren suskunluğunu, 1990'lardan sonra Kürt mücadelesinin yükselişiyle birlikte yeniden bozdu ve son yıllarında üzerinde yaşadığı coğrafyanın tanıklık ettiği acılarını şarkılarına yansıttı. Değerlendirmelere göre, sanatçının bu yıllarda seslendirdiği şarkılar arasında "Werin Werin Pêşmergene" ve "Newroz û Diyarbekir" gibi çalışmalar da yer alıyor. Uzun yıllar boyunca İzmir postanesinde çalışan Şan, 1991 yılında Güney'deki Kürt göçüyle birlikte o dönemin dramını anlatan bir kaset çıkardı. Öyle denilebilir ki Şan'ın yaşamı ve sevdası Kürt halkı oldu...

    SAHNEDEN POSTANEYE

    Ayşe Şan, Bağdat, Süleymaniye ve Kerkük gibi Kürt yerleşim birimlerinde Arıfê Cizîrî, İsa Berwarî, Tahsîn Taha ve Nesrîn Sêrwan gibi Kürt sanatçılarla aynı sahneyi paylaştı. Bunun yanı sıra birçok Kürt sanatçıyla da görüş alışverişinde bulundu ve onların birikimlerinden yararlandı. Şan, bu çalışmalarından dolayı Türk istihbaratı tarafından defalarca rahatsız edildi. Sanatçı buna ilişkin duygularını bir söyleşisinde, "Türkiye'ye döndüğümde beni tutukladılar, o süre zarfında hakarete maruz kaldım, ancak hem onlara karşı hem de sanatım uğruna verdiğim emekler bana yaşama enerjisi verdi" şeklinde ifade etmişti.

    Şan, 18 Aralık 1996 yılında soluksuz geçirdiği sanat yolculuğuna kanser hastalığına yakalanmasıyla birlikte ara vermek zorunda kaldı ve İzmir'de yattığı hastanede yaşama veda etti.

    İşte, Lê lê bêmal, Lorkê lorkê, Daykê qurban, Qederê yar, Cemîle here were, Xezal, Lê lê dînê, Xivşê, Kirasê te melese, Yar Meyro, Derdê hewiyê, Hepsîyo, Min tu dibu, Memê Alan, Nazliyê, Wey Saliho Kurmam ve daha sayamadığımız bir çok şarkısıyla halkı sarmış bir Ayşe Şan...
    KAYNAK : KAKSHAR OREMAR : Ö. POLİTİKA - 18 KASIM 2001
    ----------------------------------------------------------------
    KLAMLARINDAN SEÇKİLER
    1. Qederê
    Were yar... Qederê yar
    Qederê yar bikem mîna qederê xelkê tu ji min re nebûy yar
    Te ez kirim peyakê rêdûrê westiyayî peyayê piyadar
    Tu bûy siwarekî bi rim û bi mizreq
    Li ser pista seêwîxelqê bûy siwar
    Yar yar yar qederê yar
    Lê qederê... te gostê min helandî
    Lê sitûyê lingê min li xelkê dikî xiwar
    Lê qederê te ji xwe re ez kirime tucar
    Tu ji min re bûyî bazar
    Te ez kirime tucarekî bilmez
    Bi bazara xwe nizanim kirime zirar yar yar ...
    Lê qederê maliksewitiyê
    Te ez kirime sivanekî yaqe bi qulavê(qirêj) ling bigemar
    Tuyê li dawiyê bûye gurekî
    Siba tu bircîye har yar yar yar
    Lê qederê tu rûnuştî li çiya kevir û dar li min tînî
    Stûyê min li xelkê dikî xiwar yar yar yar
    Yar yar yar qederê yar, yar yar...
    Lê qederê ...malik sewitiyê
    Tu bûy siwarekî te ezê ji xwe re kirim
    axakî xwe yê rûsar
    Te li dawiyê ez kirim heqsizekî heqvêrmezê bêbextê sextekar yar yar...
    lê qederê...
    Heftxêrnedî bêbext û sextekar yar yar...
    Lê qederê te pasî ez kirime qumarciyekî
    Bi destê xwe nizane mala xwe sewitînandî, dilîze
    Bi heft salan û dilîze bi qumar
    Ay lê qederê ezê nifirekê li te li te bikim
    Bila gunehê min bibe marekîresê tîremar
    Bila li stûyê te biside qederê bigere mêrge bi mêrge
    Yayle bi yayle ji te nemîne war bi war yar yar yar...
    Lê qederê... maliksewitiyê wele tirsim tu tim yaxa min bernadî
    Te darê cuqûrê daye ser piyê min sêwiya Xwedê
    Li welêt derxistime malxerabê te ez gerandime war bi war yar, yar...
    Ay lê qederê wele tirsa min ji wê tirsê
    Tu yaxa min bernadî heya roka vê mirinê
    Kefen û sabûn û xwendina xoce qorîna tirbê kundala sar yar yar
    qederê yar ...


    2. Derdê Hewiyê
    Wele te nagirim, bîlle te nastînim
    Wele te nagirim lo bîlle te nastînim
    Derdê hewiyê welle nakisînim
    Dayê ez nagirim bavo nastînim
    Derdê hewiyê welle nakisînim
    Jinê wî diduye cavê wî bircîye
    Li malê pevçûye wele nastînim
    Dayê nastînim lo, bavo nastînm
    Welle te nastînim, bîlle te nastînim
    Derdê hewiyê welle nakisînim
    Jinê wî care bi dost û yare
    Wele nastînim, bîle nastînim
    Derdê hewiyê nakisînim
    Wele te nastînim, bîlle nastînim


    3. Cembelî kurê mîrê Hekarî
    Ay de lorî lorî lorî Cembeliyê min lorî
    Dergûsa cembeliyê min ji darê mazî
    Min hejandî bi zend û bendê xwe yî tazî
    Tirsa min ji wê tirsê siba li dû min û Cembeliyê
    kurê mîrê Hekariya dibe hawar û gazî
    Ay de lorî lorî Cembeliyê min lorî
    Dergûsa Cembeliyê min li ser dare dike
    Dergûsa delalê dilê min li ser darê dikê
    Ezê îsev dergûsa Cembeliyê xwe yê picûk bigirim
    Bavêjim ser dêla avê me dikim
    Ay de lorî lorî lorî Cembeliyê min lorî
    Ax Xwedêyo tu çiqas pakî tu berf û baranekî
    Tu rêçê li van zaliman wendakî
    Tu min û Cembelîyê kurê mîrê Hekariya
    Li zozanê Serefdînê bi hev û dinê sakî
    Ay de lorî lorî lorî Cembeliyê min lorî
    ____________________________
    Korg Pa Serisi setleri, Müzik Aletleri, Van Kahvaltı Ürünleri,
    Van Otlu Peyniri, Kaçak Çay,Kokulu İran Pirinci, Doğal Bal,

    Sipariş Vermek İçin Aşağıdaki Siparis11 Resmi Tıklayın


    n3hbgtfre21"
  10. #30
    Site Sahibi
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nereden
    Van Merkez
    Yaş
    33
    Mesajlar
    16.947

    Standart Kafkas Kürt dengbejleri Biyoğrafi resimleri



    Dılovan'ın anlatımlarıyla Kafkasların Kürt dengbejleri

    Reşidê Baso

    1927***8217;de Talin***8217;e bağlı Keleşbeg köyünde dünyaya geldi. 1969 yılında bu köy yıkıldı ve şu an o köyde hiç kimse oturmuyor. Reşidê Baso altmış yıla yakın Êrivan***8217;da yaşadı, son birkaç yıldan beridir Avrupa***8217;ya geçti, şu anda 78 yaşındadır.

    Reşidê Baso bir Kürt dengbêjidir. Reşidê Baso***8217;nun hocası Neçoyê Cemal***8217;dir. Reşidê Baso***8217;yu tanımak için biraz daha Neço Baba***8217;yı tanımak gerekiyor. Kafkasya Kürtleri içinde kendisine Neço Baba denir ve en büyük Kürt dengbêjidir, fakat Êrivan Radyosu***8217;nda kilam söylemediği için fazla tanınmamıştır. Neçoyê Cemal (Neço Baba) 1970 yılında vefat etti. Serhat bölgesinde nasıl ki Şakiro, Raso varsa Neço Baba da onlar gibi güzel sesli ve büyük bir dengbêjdi. Kendisi 1918***8217;de Türkiye'den gelmişti. Herkesçe çok değer verilen bir dengbêjdi. İşte Reşidê Baso***8217;da onun öğrencisidir.

    Reşidê Baso***8217;nun 42 kilamı Êrivan Radyosu***8217;nda kaydedilmiştir. Usiv Bege, Peyayo Qurban, Feleke ve daha birçok kilamını Êrivan Radyosu***8217;nda söylemiştir. Reşidê Baso kilamlarını Kürt ezgisiyle söylerdi, gırtlaktan çıkan sesi bile Kürtlüğe aitti, Kürtlüğü dillendirirdi. Reşidê Baso***8217;nun ***8220;Mevan***8221; isimli kilamı, halen halk arasında çok söylenir. İlk kez de Mevan kilamını söyleyen Reşidê Baso***8217;dur. Mevan kilamı ezgisiyle, ahengiyle, stiliyle ama her şeyi her şeyiyle Kürtçeydi. Yani onun içinde ne Arapça***8217;yı ne Türkçeyi, ne de Farsçayı anımsatacak hiçbir şey bulunmazdı.

    Dengbêjler arasında her şeyiyle Kürtlüğe ait olan sayılı birkaç kişi varsa, işte onlardan biri de Reşidê Baso***8217;dur. Bu dengbêjlerimiz sayesinde Kürt kültürü, sanatı korundu ve günümüze taşırılabildi. 1964, 1965, 1966 yıllarında yani üç yıl boyunca Êrivan Radyosu***8217;nda kilam seslendirmiştir.

    NOT : Reşidé Başo, Dılovan'ın babası. Ünlü Dengbej 12 Nisan 2006 tarihinde hayata veda etti.

    Egide Tecir

    Egide Tecir; Talin alanına bağlı Sincali köyündendir. Babası Ermeni soykırımında öldürülmüştür. Kendisi Ermeni katliamında Kürtlere yapılan katliamı da yakından yaşadığından, yaşadıklarını acılı bir sesle birlikte söylediği Kürtçe kilamlara yansıtmasını getirmiştir.
    Siyabend dibeee
    Memere Xece de rabê
    Mala tê xerabê ezê ve sibê dinerim...

    Neçoye Cemal (Babasi)

    Sovyet Kürtlerinin en büyük dengbêjidir. Onun sesini dinleyen insan bin defa daha dinlemek isterdi. Neçoye Babasi çok antika kilamlar söylerdi. Gördüğü her şey üzerine kendiliğinden kilamlar uydurur ve çok güzel de söylerdi. Neçoye Cemal; Kawis Ağa, Hesen Cizrevi, Şakiro***8217;nun; yani en güzel okuyanların, en güzel kilam yaratan dengbêjlerin sırasında yer alıyor. Neço Türkiye'den gelmiştir. Türkiye'de ne kadar dağ, çiçek, güzellik, yiğitlik varsa Neço bunların hepsini kilamlara öyle yansıtırdı ki; insan kendisini Türkiye'nin Kürt bölgelerinde yaşıyor sanırdı. Diğer birçok dengbêjimiz Neço***8217;nun öğrenciliğinden geçmiştir.

    Fakat Neçoyê Babasi Êrivan Radyosu***8217;nda kilam söylememiştir. Êrivan Radyosu***8217;nun Ermenilerin güdümünde olduğunu düşünür ve ***8220;Sesimin Êrivan Radyosu***8217;nda çıkmasını istemiyorum***8221; derdi. Neço***8217;nun prensipleri vardı, kendisi Kars***8217;tan gelmişti. Kadınlar, kızlar üzerine söylenen birçok kilamı doğru bulmazdı, ***8220;Bunlar Kürtlük adına utanılacak şeylerdir***8221; diye düşünürdü ve bu yüzden aşk-meşk kilamlarını söylemezdi. 1918***8217;lerde Türkiye'den geldi, 1970***8217;lerde öldü. Neço dengbêjlerin dengbêjiydi, dengbêjliğin kralıydı. Birçok insan için en büyük Kürt dengbêji Neçoyê Cemal***8217;dir. Neçoyê Cemal profesyonel bir dengbêjdir. Kürt dengbêjliğinde Neço denizde bir damladır.

    Neço bir gün yolda yürürken; üç kız görür, biri Ermeni, biri Kürt, biri de Kazak***8217;tır. Neço o zaman ihtiyardır, fakat sanatçıdır. Neço adeta gördüğü kızlara vurulur ve onlar üzerine bir kilam çıkarır. Önce Kazak kızı över, sonra Ermeni ve Kürt kızlarını öven sözler söyler. Fakat o kızları o kadar güzel sözlerle anlatırdı ki; insan bir kez dinledi mi, bir kez daha dinlemek istiyordu. O zamanlar ben çocuk olmama rağmen çok severek ve isteyerek dinliyordum. Çünkü kızlara atfettiği sözlerle ülkesini anlatmaya çalışırdı. Daha sonra bu üç kız da Neço***8217;nun kendilerine dair söylediği kilam üzerine ihtiyar Neço***8217;ya sevdalanırlar.

    Keçe dîne de werê
    Kerema xwe ra
    Pişta min bixrîne
    Heştê û çar salê min xûra qîza nedîye

    Kazak kıza dair söylediği bu sözler üzerine; Kazak kız gelip Neço***8217;nun sırtını kaşır. Kızın tırnakları uzun olduğundan dolayı, Neço ***8220;weke merê Ecema tekevê bostanê zebeşa.... ez qûrbana van nenûke tebim, te xortanya min anî bîra min...***8221; diye kıza ve kızın hareketlerine dair sözleri yaratmaya ve bunları söylemeye devam eder. Ve kızın nazikliğini yine de öne çıkarır. Neço gördüğü her şeyi kilamlarına işlerdi, adeta onları ölümsüzleştirirdi. Bir de Neço Sovyet sistemi üzerine söylenen kilamları söylemek istemezdi, Êrivan Radyosu***8217;na gidersem bu tür kilamları söylemek zorunda kalacağım diye de Êrivan Radyosu***8217;na gitmemiştir.

    Efoye Eset

    Ancak Efoye Eset***8217;i tanıyan Kürt kültürünün, sanatının ne olduğunu anlayabilir. Efoye Eset 1976 yılında ölmüştür. Şoförlük yapıyordu.

    Mecidê Sileman

    Mecidê Sileman kendi başına Kürt kültürüdür, sanatıdır. Mecidê Sileman***8217;ın kilamları çoğunlukla düğün kilamları, aşk, sevgi kilamlarıydı. Mecidê Sileman Aboviyan (Ermenistan***8217;da bir şehir) grubundaydı aynı zamanda.

    Şeroyê Biro

    İnsan O***8217;nun sesine doymazdı, fakat Şeroyê Biro Neço kadar kilam bilmezdi, onun kadar çok yönlü değildi. Şeroyê Biro öldüğünde yaklaşık 82 yaşındaydı, aynı zamanda davulcuydu ve Tiflis***8217;te kalıyordu. 1918***8217;lerde Türkiye'nin Kürt Bölgesindeki katliamlardan kaçarak gelmişti. 1970***8217;lerde öldü. Şeroyê Biro***8217;nun çok güzel bir sesi vardı. Biro, Tiflis***8217;in bir köyünde tarlalarda çalışarak yaşamını sürdürüyordu.
    ____________________________
    Korg Pa Serisi setleri, Müzik Aletleri, Van Kahvaltı Ürünleri,
    Van Otlu Peyniri, Kaçak Çay,Kokulu İran Pirinci, Doğal Bal,

    Sipariş Vermek İçin Aşağıdaki Siparis11 Resmi Tıklayın


    n3hbgtfre21"
 

 

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Tarih'te Kürd İsyanları
    Konu Sahibi HéViyaMın Forum Kürt Kültür Ve Tarihi
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 12.04.12, 04:59 PM
  2. Kürt Sorunu: İnkârcılıkta Yeni Arayışlar
    Konu Sahibi DaĞLaRıN KıZı Forum Dirok,
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 23.02.10, 11:17 AM
  3. Merwani Kürd Devleti
    Konu Sahibi By XaLO Forum Kürt Kültür Ve Tarihi
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 22.01.10, 10:51 AM

Bu Konu için Etiketler

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
RSS RSS 2.0 XML MAP HTML SiteMap
Bu sistem vBulletin™ alt yapısına sahiptir, Version 4.2.0 kullanılmaktadır.
Telif hakları, Jelsoft Enterprises Ltd'e aittir. ©2000 - 2013 - Support by tr-Siparis11 - Mir BeY
Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:25 PM.